Kaç yaşında ilk erkek arkadaşı için

Kadının erkek arkadaşı K.D. (31) ile aralarında tartışma çıkan Kaya, kalbinin altından 2 bıçak darbesiyle yaralandı. İhbar üzerine olay yerine gelen ekipler, Yücel Kaya’yı ambulansla Derince Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırdı. Merve Özbey ve eşi Kenan Koçak merak edilen konular arasında yer alıyor. Ünlü şarkıcı Merve Özbey, Duman ve Helal Ettim şarkıları ile Türkiye'de tanınan isimler arasına girdi. Evlilik için ne düşünüyor: Gong Yoo, 40 yaşına girmeden önce evlenmek ve aynı zamanda bir çocuğa sahip olmak istediğini röportajında itiraf etti.“Bence bir aktör olarak ve bir erkek olarak sevdiğim bir kadına hayat vermek çok önemli. Ek olarak, “Evlilik hayatı bazen zor olacak ama ne kadar zor olursa olsun her şeyi hissetmek istiyorum. 2018 yılından bu yana erkek arkadaşı Dylan Drossaers ile birliktedir. 2020 yılında erkek arkadaşı evlilik teklifi etmiş ve cevabını yine takipçileri ile paylaşarak evet evet evet cevabını vermiştir. Youtube video kanalında günümüz itibariyle 13 Mn abonesi bulunmaktadır. Önder Deniz Kolgu kimdir, kaç yaşında? ... eski erkek arkadaşı Deniz Kolgu'ya dolandırıcılık ve tehdit suçlarından sava açtığı öğrenildi. ... Ligi maçında, ilk maçına çıktı. Sıradan bir yaşamı tercih eden Selin ciğerci alışverişleri için pazara çıkmayı tercih ediyor. En yakın arkadaşı Kerimcan Durmaz. Selin Ciğerci Kerimcan Durmaz’la birlikte… Türkiye’nin ihracat devi Defacto’nun ortaklarından ünlü iş adamının kızı. 2 kardeştirler. Lise mezunu. Erkek kardeşi ise iş adamı. Video internete sızdığı sırada erkek arkadaşı Rick Solomon 32 yaşındayken, Paris Hilton 19 yaşındaydı ve Hilton o sıralarda Fox TV’de “Simple Life” adlı reality şovda boy gösteriyordu. Bu şovun reytinglerinin yükselmesinde, Paris Hilton’un o dönemde yaşadığı olayların etkisi göz ardı edilemiyor. Ece Erken; 11 Mayıs 1978 yılında Tekirdağ’ın Çorlu İlçesinde dünyaya gelmiştir. Sinema-Dizi Oyuncusu ve sunucudur. Türk TV sunucusu, sinema ve dizi oyuncusu Ece Erken, 11 Mayıs 1978 tarihinde Çorlu'da dünyaya gelmiştir. Subay olan babasının tayinleri nedeniyle ben LP yi ilk 2014 yılında dinlemiştim gerçekten eşsiz bir sese sahip. şuan onun şarkılarıyla büyüyorum. onun şarkıları insanın ruhunu yeniliyor. bunu kabul etmek gerekir. eşcinsel olabilir fakat herkesin kendi kararı. kimse bir şey diyemez. kendimi geleceğin IDOL üolarak tanımlıyorum çünkü çok yakında gerçek bir IDOL olacağım LP gibi değerli birisini bulmak zor ... MERO Kaç Yaşında? 2000 doğumlu olduğu için yaşını kolay hesaplayabilirsiniz ;) bu yazıyı paylaştığım gün itibarirle 19 yaşında :) MERO Kürt Mü? Ne fark eder ki? Bu neden önemli sizin için? Kürtse dinlemeyecek misiniz? Aşın biraz bunları biraz ;) MERO Kürtçe Ne Demek? Adam, Bizler, İnsan, Adem, İlk Albümü Hangisi ?

Annem Babama Nasıl Verdi Acaba Neler Hissetti! Part 3

2020.07.03 02:00 Cratix16 Annem Babama Nasıl Verdi Acaba Neler Hissetti! Part 3

akşam incide takılıyordum ki babam bini çıktı yanıma kapıyı tıklattı.. okan mı beyaz mı? diye sordum. ikisinin de amk aç kapıyı dedi. doğru cevabı verdiğinden açtım kapıyı. lan bu ne hal? diye bağırdı. ne var halimde? dedim. oğlum delirtme çıkar şunları diyor. taktığım sütyeni kastediyormuş amk.. bu herifin dar kafalılığı öldürecek beni. baba merve'ye aldım takmadı, o kadar para verdim. boşa mı gitsin? tasarruf yapıyorum dedim. tasarrufunu giberim diye bağırınca çıkarmak zorunda kaldım. tek tek tuvaletleri gezip boşa su akıyor mu? diye kontrol etmeyi biliyor oç. biz tasarruf yapınca suçlu oluyoruz. takacak ya bana, bahane arıyor. konuyu değiştirmek için zaman lerzan mutlu'yu ne kadar değiştirmiş, farkında mısın? diye sordum, giblemedi. böyle zekiliklerim vardır. aşırı bir tepki aldığımda olayı yumuşatmak için parlak zekamı devreye sokarım. ters ters bakıyor amk.. sen ne demeye geldin baba? dedim. demiyorum lan sana bir şey baba da deme bana amk dedi ve çıktı. oha amk itirafı kest. delirmek üzereydim.. babam kimdi benim amk? bu konuyu hemen açıklığa kavuşturmalı, incide arkamdan konuşulanları haklı çıkarmamalıydım.
not: lerzan mutlu annem olabilir.
hemen indim aşağıya sordum anneme. benim babam kim? dedim. mal mal konuşma git başımdan diyor. babam babam olmadığını iddia ediyor, kim benim babam cevapla çabuk, yoksa bida odama almam seni dedim. öyle deyince tırsmış olacak gitti babama sen ne dedin bu çocuğa? diye çıkıştı. ben biraz uzaklaştım, dayaktan korktuğum için. zaten duydum sonra babam yakışıksız ifadeler dillendiriyordu hakkımda. bunlardan bir gib çıkmayacaktı, kendi yöntemlerimle öğrenmeliydim. merve'nin yanına gittim. kapıyla küs olduğumuzdan ona bir şey söylemedim ve tıklattım. zaten onla harcayacak zamanım da yoktu. merve açtı kapıyı, ne var? dedi. önce benimle insan gibi konuşmasını, daha sonra göğüslerinin bir ara fotoğrafını çekmemiz gerektiğini, bir iş için lazım olduğunu tembihledim. git abi pff xs gibilerinden bir şey söyleyecek oldu, tuttum saçından. söyle, geçen saklayıp da söyleyemediğin şey neydi? benim gerçek babam kim? annem başka kimlere veriyor? dedim. sesi çıkmadı.. söyle çabuk yoksa nermin'in face profiline yine mesut yar'ın kilo vermeden önceki hallerinin fotoğraflarını atarım diye tehdit ettim, defol diye karşılık verdi. bu kız tam bir kevaşe.. artık anlaşılmıştı, aile içinden doğru cevap gelmeyecekti. bir an önce farklı yollara yönelmeliydim.
not: aradığım sorunun cevabı nermin'de olabilir.
sabaha kadar gözüme uyku girmedi. face'den, twitter'dan ve inci'den çeşitli duyurular yaptım. babamın kim olduğunu bilenlerin acil bana ulaşması gerektiğini yazdım. küfürle cevap verenlere gerekli tepkileri verip evden fırladım. 1. kata indim, yine o kadın çıktı. eşiniz evde mi? dedim. hayır dedi. oha bu saatte gelmedi mi hala? diye bağırdım. herif ağır tokmakçı amk evine bile uğramıyor. saçmalama işe gitti dedi. yemedim tabiki ama onla uğraşamazdım. sizin kocanız benim annemi gibmiş doğru mu? dedim. ne diyorsun sen defol git falan dedi küfür müfür bir şeyler saydırdı. dur kapatma kapıyı cevap ver dedim, kapattı huur kapıyı. annemin tadına varmış biri bu karıya katlanıyor olamaz deyip babamın bu adam olmadığına karar verdim. karşı komşu firuze teyzenin kapısını çaldım. eşiniz evde mi? diye sordum.. yok dedi. kocanızı kastediyorum, evde mi? dedim. yok evladım diye karşılık verdi. firuze teyze belanızı gibtirmeyin hepinizin eşi mi memur amk saat 8 buçuk deyince, bir şeylerden korkuyor olmalı ki kapıyı hakaret ederek kapattı. firuze teyzenin kocası ihtimalini aklımda tutmalıydım. firuze teyze bir şeyler saklıyor gibiydi. sıra 2. kattaki dairelere gelmişti.
not: 1. kattaki kadının adını hala bilmiyorum.
  1. kattakilerden birini tanıyorum da 4 numaraya hiç gitmemiştim. o yüzden önce tanıdığımdan başlayıp aradaki samimiyeti kullanmaya karar verdim. kapıyı çaldım, aramızdaki samimiyete olan inancından dolayı açtı kapıyı. aramızdaki samimiyete güvenerek nassın mehtap teyze görünmüyon? dedim. beni görmekten şaşırmış olacak ki ters ters baktı. kocanız annemi gibmiş doğru mu? diye sordum. sorgu tekniğidir bu, annem itiraf etmiş gibi yapıp lafı alacaktım ağzından. böyle zekiliklerim vardır. insanlara aklımla küçük oyunlar oynar, keskin zekam karşısında çırpınışlarını izlerim. lafı değiştirmek için terbiyesizlik yapma oğlum git işine hadi deyip kapıyı kapattı. bunların hepsi niye böyle davranıyor amk? 1 insan gibi sohbet edebilen olmaz mı koca apartmanda.. kocasından şüpheleniyor belli ki. bu ihtimali de cebe koyup 4 numaraya gittim. çaldım kapıyı benim yaşlarımda bir kız açtı. eşiniz evde mi? dedim. eşim yok benim, neden sordunuz? dedi. kocanızı kastediyorum hanımefendi, evde mi çabuk diye ısrar ettim. öğrenciyiz biz söyle ne söyleyeceksen diyor. bir an öğrenci ve kız olduğunu aklıma getirince çok heyecanlandım ve birkaç saniye aralıksız bakıştık. fakat benden hoşlanıyor olması, sorgu tekniğimden kaçabileceği anlsevgi gelmiyordu. babanız annemi bafilemiş doğru mu? dedim, gülüyor amk. oha bulmuştum galiba.. bu diğerleri gibi kapıyı kapatmamıştı. tabi bu benden hoşlanıyor olmasından da kaynaklanabilirdi ama gözlerinden babasını saklamak istediği gerçeğini okudum. bak dedim ayağını denk al, şahsi meselemizi sonra halledelim dedim ve babasının msn adresini istedim. uğraşamam senle deyip kapıyı kapattı. nihayet elime gerçekçi deliller geçmişti. ayrıca behzat ç'deki şule'den sonra ilk kez bir kızın benden hoşlandığını hissetmiştim. bu da olumlu bir gelişmeydi. neyse edindiğim bilgileri aklımda tutup 3. kattakileri sorguya çekmek vardı sırada.
    not: mehtap teyze ve erdal beşikçioğlu liseden sınıf arkadaşı olabilir.
  2. kattaki sinirli teyze biraz beni korkutsa da kapıyı çalmak zorundaydım. açtı ne var? dedi. olaya yumuşak girmek için natalie portman'ın léon'daki halini hatırlıyor musunuz? dedim. anlamadım? evladım işim var noldu? dedi. acelesi kendini ele veriyordu açıkçası. bu tavrı şüphelerimi artırmıştı. hanımefendi dalga geçmeyin benle, kocanız nerde? dedim. napacan kocamı? diyor. aklı sıra lafı değiştirecek oç. kadın biraz yaşlı olduğundan sorumu dikkatli sordum. muhterem beyefendinin validem ile vakt-i zamanında izdivaç ettiğini teferrüc ediyorum dedim. söylediğime cevap vermeyip lafı değiştirmeye çalıştı. annenin haberi var mı geldiğinden? dedi. sanane annemden oç deyip ondan önce kapıyı ben kapattım. sonra da açmadı oç. şüpheliler listeme eklenmekten kurtaramamıştı kocasını... karşı daireye geçtim. kapıyı tıklattım. kapıyı açan kadına ''oha siz burada mı oturuyordunuz? kapıcı sanıyordum sizi.'' dedim. ne diyorsun sen? falan bir şeyler geveledi. eşiniz evde mi dedim. yok bana söyle ne söyleyeceksen bebek içeride yalnız dedi. bebek kimden? diye sorunca biraz sinirlenip kapıyı kapattı. bu millet mal amk. babam tembihlemiş herhalde hepsine, konuşmayın demiş. bu adam tam bir oç, böyle bir şeyi benden saklayabileceğini nasıl düşünür? neyse şimdi gitmem gereken tek bir adres kalmıştı. firuze teyze.. fazla beklemeden bizim kata çıktım.
not: bebek önder açıkbaş'tan galiba.
bizim kata çıkıp firuze teyzelerin kapısını çaldım. firuze teyze kapıyı açınca bir şey söylemesine izin vermeden ''haykırmaaaak istiyoruoooğğmmmm konuşamıyorum'' eserini ilhan irem'in tarzıyla seslendirmeye başladım. bu daha samimi bir sohbet gerçekleştirmemizi sağlayabilirdi. noldu evladım yine? dedi. bakın firuze teyze sevişmek doğal bir şey ve insanın bir ihtiyacı. günümüzde yıldız tilbe bile sevişiyor dedim. oğlum git hiç sırası değil dedi. ne sırası değil? bu saatte görmeyin siz de şu işi kardeşim dedim. kapıyı kapatıyordu ki koydum ayağımı araya korkmasını sağladım. bildiğiniz gibi böyle çevikliklerim ve böyle zekiliklerim vardır. bu hareketimde iki yeteneğimi bir potada erittim. napıyorsun oğlum sen? git evine yürü dedi. eşiniz annemi emmiş doğru mu? dedim. anlamadığım birkaç arapça cümle söyleyerek kapıyı kapattı ve kafamı karıştırdığını sandı. fakat bu hareketleriyle kendini ele vermiş oldu. çünkü firuze teyzenin arapça bilme ihtimali çok düşüktü. böyle basit hamlelerle aklımı karıştırmayacağından şüpheliler listeme kocasını ekletmekten kaçamadı. yeterli bilgiyi toplamıştım. şimdi eve gidip taylor swift'in love story şarkısı eşliğinde bir durum değerlendirmesi yapacaktım. kapıyı çaldım, annem açtı. nereden geliyorsun? diye sordu. konuyu değiştirmek için defne joy foster öldü 3 gün yas tuttunuz, 30 şehit öldü şimdi neredesiniz? dedim. mal mal baktı, fırsattan istifade odamın yolunu tuttum.
not: ilhan irem, taylor swift'e kanye west'in yaptığı ayıbı yapmazdı.
harun kolçak posterimi ters çevirip duvara astım. şüphelilerin isimlerini, yaşlarını, duyabildiğim kadarıyla haftalık sevişme sayılarını yazdım. o sırada babam geldi, kapıyı tıklattı. gel lan kahvaltı yap dedi. yeterli eti cinim olduğunu, kapımın önünü derhal terk etmesse merdivenlerle konuşacağımı, bir daha onu üst kata çıkarmayacağımı söyledim. öyle deyince korkmuş olacak ki hiçbir şey demeden aşağı indi. elimdeki delilleri ve düşündüklerimi facebook, twitter, inci'de paylaştım. msn iletimi ''alem arka olmuş.'' yaptım. insanlardan yardım istedim. fakat herkes oçlik peşinde olduğu için gerekli küfürleri gerekli yerlere iletip sosyal ortamdan da umudumu kestim. neden herkes bana karşı amk bir anlasam... daha sonra kapım çalındı, gelen merveydi. şaşırdım amk hangi dağda kurt öldü? diye sorup biraz gülümsedim. abi açar mısın kapıyı? dedi. önce soruma cevap ver dedim. abi aç şu kapıyı diye bağırınca daha fazla sinirlendirmemek için kapıyı açtım ve hangi dağda kurt öldü? derken gerçek bir soru sormadığımı, kendisine bir espri yaptığımı belirttim. yoksa 12 yaşında kız nerden bilsin amk nerde kim öldü * böyle esprili anlarım vardır. sivri zekamla beklenmedik espriler yapar, insanları aralıksız güldürürüm. neyse derdin ne merve? sütyensiz birini odama almadığımı biliyorsun, acele et dedim. bir fotoğraf çıkarıp, abi bu iğrenç şeyi niye yatağımın altına koydun? dedi. o iğrenç dediği şeyin david fincher'ın 25 kare tekniği olduğunu ve fight club'ın final sahnesinde bulunduğunu belirttim. merve iyi kız, hoş kız da cahil biraz galiba.. bir daha yapma böyle şeyler yeter artık dedi. konuyu değiştirmek için bu yaşar nuri öztürk saba tümer'e neden bu kadar sinirli? diye sordum. aklı karışmış olacak ki cevap vermeden çıktı odadan. ben de işime bakmaya devam ettim.
not: helena bonham carter yaşar nuri öztürk'ten hoşlanıyor. ikisinin de 3 ismi var.
duvardaki yazdıklarıma bakarak bir süre düşündüm. daha sonra benden hoşlanan öğrenci kızla şükran teyzenin akraba olduklarını farkettim. bu da firuze teyzenin kocasının benim babam olma ihtimalini kuvvetlendiriyordu. indim aşağıya annem mutfakta bir şeylerle uğraşıyordu. anne firuze teyzenin kocasıyla nereden tanışıyorsunuz? dedim daha mevzuya girmeden. böyle zekiliklerim vardır. konuya farklı bir yerden girer, karşımdaki insanın aklımın oltasına düşmesini beklerim. fakat annem git başımdan, uğraşamam gibi basit kelimelerle beni başından atmaya çalıştı. yemedim tabiki, ama yine de çok üstüne gitmeden lafı ağzından alıyım diye kim kardashian'ın en küçük kız kardeşinin model olmak istediğinden bahsettim. yine aynı basitlikte cümlelerle lafı geçiştirmeye çalışınca kafasını karıştırmak için requim for a dream'in ne kadar overrated bir film olduğundan bahsettim ona. fakat kadına işlemiyordu. anlaşılmıştı, çözülmesi için biraz daha zaman vardı. ben de yukarı çıkıp biraz kafamı dağıtmalı, başka şeylere yoğunlaşmalıydım. bu kadar düşünmek bana bile fazla gelmişti. inci'ye girip semiha berksoy ferresi yolla diyene yolluyorum başlığı açtım. pek ilgi görmeyince twitter'a girip birkaç güldüren şaka yaptım. kimse rtlemeyince face'e girip liseden arkadaşım pelin'in duvarına halil sezai paracıklıoğlu senden hoşlanıyor yazdım. 2 dakika sonra kaldırdı gönderimi oç. herkes bana karşı amk böyle dünyanın necati ateş'ini gibiyim deyip uykuya dalmaya karar verdim ve yatağa yattım. bir an önce sabah olmasını ve planlarımı hayata geçirmeyi istiyordum.
not: pelin kim kardashian'ın erkek kardeşine veriyor. eminim...
sabah kalktım erkenden reserved ne demek ola ki amk? diye düşündüm biraz. daha sonra quentin tarantino'nun adını hatırlayamadığım bir filmine gönderme olduğuna karar verip işe koyulmayı tercih ettim. merve'nin odasına inip biraz kapıyla dertleşmek istedim, fakat cevap vermedi oç. tüm dünya bana karşı birleşmiş amk deyip eticin+cappy i mideye indirdikten sonra firuze teyzelerin daireye indim. kapıyı tıkladım, açan olmadı. fakat içerde ayak sesleri vardı amk uyuyor olamazlardı. böyle zekiliklerim vardır, şeytanı ayrıntıda arar, aklımı kullanarak yerinde gözlemler yaparım. açmaları için kapıyı daha sert vurmaya başladıktan sonra firuze teyze açtı kapıyı. bir şey dememe izin vermeden bak çıkacam söyleyecem artık sizinkilere yeter böyle oğlum, acıyorum ses çıkarmıyorum dedim. sen kimsin bana acıyorsun firuzan teyze? kocanı çağır dedim. adını firuzan olarak telaffuz ettim ki onu önemsemiyor gibi bir görüntü verip, karşımda ezilmesini sağlayım. böyle hınzırlıklarım vardır. kocamı çağırırsam dayak yersin, git bak dedi. babam değil mi? döver de, sever de.. karışmayın çağırın dedim. ne diyorsun oğlum sen, çık elimi belada koyma diyor oç. eğer kocasını çağırmassa zabıta ya da pakize suda'yı çağıracağımı belirttim. fakat kadın oralı olmadı.. yetmezmiş gibi kapıyı yüzüme kapattı. oğlunuz büyüyünce önder açıkbaş gibi olacak hepiniz oç siniz deyip bizim daireye çıktım. konuyu manevi babama açma vakti gelmişti.
not: reservedla ilgili filmde pakize suda oynuyordu galiba.
kahvaltı masasına oturup bir süre herkesin uyanmasını bekledim. o sırada abraham lincoln'ün annemle ne ilgisi olabilir? diye düşündüm. neyse ki ilk uyanan babam oldu. napıyon lan burda? uyumadın mı? dedi. uyuduğumu, çünkü beynimin en fazla uyurken geliştiğini belirttim. beynini gibiyim gibilerinden ucuz bir laf etti. bu adamın aklı sıra benle taşak geçmesi çok sinirlerimi bozuyor. manevi babam olduğunu öğrendikten sonra bıçaklamayı düşünmüyor değilim. neyse buna daha fazla takılmayıp onu popülasyon genetiğinin kurucuları ingiliz biyologlar ronald fisher ve j.b.s. haldane için 1 dakikalık saygı duruşuna davet ettim. giblemedi oç.. tabi ben hiç bozmadan duygulu bir 1 dakika yaşadıktan sonra konuya girmeye çalıştım. fakat bu oç döver diye yavaş yavaş bahsetmeliydim içimdekilerden. ilk insan ademse ya bu kızını gibti, ya da oğulları kız kardeşlerini? diyerek bir sohbet konusu açmaya çalıştım. sabah sabah sürünme yine.. diyince olayı mantık boyutundan şiddet boyutuna taşımamak için lafı uzatmadım. önce sevecen olmalıydım. bak dedim sen de bu yaşıma kadar büyüttün ettin, aç susuz koymadın eti cinim ekgib olmadı sağol dedim. ne diyon sen amk? diyor oç hala işin gırgırında. baba, bak hala baba diyorum sana. sen kim olduğunu söylemedin ama ben gerçek babamı buldum dedim. ilk başta şaşırdı, sonra zekama şaşırmış olacak ki hafif gülümsedi. kimmiş? dedi joe biden dedim. oç kahkaha atıyor karşımda. ne gülüyorsun amk baktım netten ben joe biden türkiye'yi başkan yardımcısı olmadan önce defalarca ziyaret etmiş dedim. oğlum bak sinirleniyorum, gibtir git diyor bana muallaknin evladı. hayır dedemi tanımasam manevi babama böyle söylememem gerektiğini düşünücem. ama biliyorum dedemi, kesin muallaknin evladı bu. az önce buraya gelip düşünmeye başlayana kadar firuze teyzenin kocası sanıyordum. o da bafiliyor annemi ama benim babam o değil, az önce düşününce farkettim dedim. ayağa kalktı bu hiçbir şey demeden üzerime yürüdü. şiddet çözüm değil, mantıklı ol. joe biden olmayacak da kim olacak? bunu daha önce düşünmemiş olmam saçma değil mi? diyecektim saç.. diyebildim. ağzıma burnuma daldı amk. bu kez farklı oldu biraz. 1 dişim kırıldı, gözüm 10 dakika içinde hafif morlaştı. elmacık kemiklerim çok acıyordu. vurdukça da kesmedi öncekiler gibi oç. neyse bıraktı gidiyordu sen benim maddi babam değilsin dövemezsin beni diye bağırdım. maddi o anlamda kullanılmaz gerizekalı diye yanıt verip odasına gitti. hmmmm bunu biraz düşünmeliydim.
not: ronald fisher, joe biden'ı duşta seyretmiş.
bir süre burnumdan yere damlayan kanları izleyip kafamda robert downey jr.'ın sherlock holmes performansını değerlendirdim. annem uyanmış amk o geldi ne oldu yine? ne bu halin? salim allah belanı versin deyip ağlamaya başladı. haltları sen yiyorsun, dayağını ben yiyorum anne dedim. ne yaptın yine gerizekalı? sorusuyla karşılık verdi. joe biden'ın babam olduğunu manevi babama söylediğimi belirttim. gözlerinden okudum bir yıllar öncesine gitti.. hiçbir şey demedi, ilk yardım gereçlerini getirdi. bunların yararı olmayacağını, acil bana merve'nin ojelerinin lazım olduğunu söyledim, takmadı. benim de kalkıp onları getirecek halim yoktu açıkçası. her tarafım acıyordu. daha sonra babam oç geldi annemle sırtladılar beni odama taşıdılar. güya şefkatli görünüp joe biden'ı aramama, onları terk etmeme engel olacak oç. ama yağma yok.. iyileştikten sonra ona gününü göstermeye karar verdim. gözlerim dolacak gibi oldu, kendimi tutmak için youtube'a girip harun kolçak'ın ''gir kanıma'' klibini izledim. biraz daha iyiydim.. biraz kafamı farklı şeylere odaklamam gerekiyordu yine. zeki insanların da dinlenmeye ihtiyacı vardır. o yüzden kafamdaki bir diğer önemli soru önder açıkbaş nasıl ünlü oldu? ya yeniden cevap aramaya çalıştım. kendisinin okan bayülgen ile eşit iq'da olduğunda bir kez daha karar kıldım ama dediğim gibi bunu zaten biliyordum. bana daha farklı argümanlar lazımdı.
not: babam oç önder açıkbaş'a kızıyor, sinirini bizden çıkarıyor.
neyse google görsellerden ibrahim erkal fotoğraflarına bakıp sakinleştikten sonra youtube'a girip mustafa karadeniz kamera şakaları izledim. artık iyiydim... şimdi joe biden'a ulaşmak lazımdı. twitter'da kendisini followlayıp birkaç mention attım. facebook duvarıma joe biden beni bul, konuşmamız gerek yazarak telefon numaramı paylaştım. son olarak serkan inci'ye pm atıp beni joe biden ile tanıştırmasını rica ettim. bu ikilinin liseden arkadaş olduğunu düşünürken keşfetmiştim. her tarafım ağrıdığından aşağı inemezdim. anneme seslenip gelmesini söyledim. gelince robert plant'in vokalistliğini yaptığı efsane ingiliz rock grubunun ismini sordum. bilemedi cahil oç... yine de içeri aldım çünkü durum ciddiydi. annem içeri girince manidar olsun diye youtube'dan metin ışık'ın lay lay lom eserini açtım. böyle zekiliklerim vardır. yaptığım eylemlerle insanlara mesajlar verir, onları beynimin labirentlerine davet ederim. ne diyorsun söyle çabuk? bir ihtiyacın mı var? dedi. anne joe biden'a acil ulaşmam lazım. telefon numarası vardır sende, versene.. dedim. hiçbir şey demeden çıktı odadan oç. beni peydahlamayı biliyorsun. o zaman bazı sorulara da cevap vereceksin amk. neyse ben yeteri kadar zekiydim, kimseye ihtiyacım yoktu. açtım yeniden twitter'ı baktım beni ne followlamış, ne sorduğuma cevap vermiş. bu beni biraz üzdü. herkesten sonra onun da bana sırtını dönmesi fazla ağır olmuştu. tavrımı anlasın, kendine çeki düzen versin diye son kez ''followa follow aqar agaaaaaaa'' yazıp kendisini unfollowladım. baktım facebook'taki çağrıma da cevap verdiği yok, dikkat çekmek için gönderimin altına ''a tempest of siblings, business and fame engulf olympic decathlete bruce jenner and paparazzi fave kim kardashian as their huge hollywood families collide.'' yazdım. hani adam ingilizce biliyor ya.. o açıdan. böyle zekiliklerim vardır. her bireyi kendi başına, kendi şartlarıyla değerlendirip onları aklımın kapanına sokarım. inci'deki inboxım da hala boş olduğuna göre biraz daha beklemem gerektiğine, bu sırada hegel şükran teyze akrabalığının ne anlama geldiğini düşünebileceğime karar verdim.
not: mustafa karadeniz hegel'i çok komik şakalardı.
sağ dizimdeki, dirseklerimdeki ve elmacık kemiğimin üst kısımlarındaki morluklara merve'nin daha önce kaçırdığım ojesini sürüp biraz dinlenmeye çekildim. 2-3 saatlik bir uyku çektikten sonra inci'ye girdim. inboxım hala boştu. serkan inci'ye sen git hala fakir gibi dilen, bir işimize yardımcı olma oç yazdıktan sonra balkona çıkıp ela'nın gelmesini bekledim. bir kere de sözünde dur amk kızı yaralıyız bir de. tam 45 dakika bekletti. ben de daha fazla beklemedim ki tavrımı anlasın. böyle zekiliklerim vardır. gerekli durumlarda sinirimi beynimin kıvrımlarıyla harmanlayıp ortaya akıl ürünü, zekice tepkiler çıkartırım. kapım tıklandı, gelen manevi babammış. steven spielberg mü? david lynch mi? diye sordum. gibtirme onları bana aç şu kapıyı dedi. bu adamda gelişme var amk. bu ara hiçbir soruyu kaçırmıyor. doğru yanıtı duyar duymaz açtım kapıyı. buyur ne vardı? dedim. oğlum bir an aşırı sinirlendim, böyle olsun istemezdim, kusura bakma dedi. joe biden'a ulaşacağımı anlayınca arkaü tutuştu oç nin. yine de asıl niyetini anlamamazlıktan gelerek olur böyle şeyler baba dedim. aferin bak, yarak yarak konuşma adam ol şöyle diyor. güzel ortamı bozmamak, lafı değiştirmek için dostoyevski'deki st. petersburg tasvirleri başka kimde var allasen? diye sordum. aval aval baktı. bak baba dedim, madem yapıcı konuşuyoruz. ben önemli değilim, artık düşünme beni.. ben bakarım başımın çaresine dedim. aferin oğlum dedi. ama merve adına endişeleniyorum baba, face'den sınıfındaki erkek arkadaşlarıyla konuştum kimseyle sevişmemiş dedim. daha lafa devam edecektim kalktı gidiyor saygısız oç.. dur dedim nereye gidiyorsun amk? almayım ayağımın altına bak zor tutuyorum kendimi diyor. bu adamın pgibolojik desteğe ihtiyacı var amk. olur olmaz yerde dayak atmaya çalışıyor. merdivenlerden inerken annen yemek hazırladı getirsin odana söyleyim de dedi. annemden sanane oç deyip kapıyı kapattım, üzerine kitledim.
not: ela'yı david lynch'e yar etmem. niyetlerinin farkındayım ama bu asla olmayacak.
baktım face'e, twitter'a joe biden'dan hala ses yok. bu annem de 1 kere olsun adam gibi adama vermiyor amk. babam olma ihtimali olan herkes oç. neyse çıktı annem yemek getirdim aç kapıyı diyor. önder açıkbaş nasıl ünlü oldu? dedim. oğlum aç kapıyı uğraşamam senle diye karşlık verdi. fakat yağma yoktu. şu sorularıma bu evde artık cevap verilecek amk. ciddi bir şey soruyorum, önder açıkbaş nasıl ünlü oldu? diyerek sorumu tekrarladım. buraya bırakıyorum yemeği alırsın dedi. açtım kapıyı pilav nohut var.. üzerine vişneli cappy döküp afiyetle yedim. tam hatırlayamadığım bir şeye sinirlenip boşların olduğu tepsiyi yatağın altına sakladım. harun kolçak'ın gir kanıma klibini izleyip sakinleştikten sonra yeniden joe biden'ı bulmanın yollarını aradım. birden joe biden'ın bizim apartmandaki öğrenci kızın akrabası olduğu aklıma geldi. o kızla hemen konuşmalıydım. evden çıkmama izin vermeyeceklerinden üst kattan sıvışmaya karar verdim. böyle zekiliklerim vardır. insanların benim üzerimde kurmaya çalıştıkları baskıya, onlara akıl oyunları yapıp, beklenmedik anda beklenmedik eylemlerde bulunarak cevap veririm. yürümekte zorlandığım için kızın katına inmem 15 dakikamı aldı. ama sonunda varmıştım. tıkladım kapıyı, açtı. konuya alakalı bir yerden girmek için bu model grubunun solisti neden spastik kız çocuğu taklidi yapıyor? diye sordum, gülümsedi. bu olumlu bir gelişmeydi, balık oltaya geliyordu. ne vardı? dedi. joe biden'ın telefon numarası lazım dedim. o kim? diyor amk. yeni nesil ecdadını akrabasını tanımıyor ayıp oç dedim. şaşırmış görünüyordu.. daha sonra anlamlı bir sosyal mesaj vermek için ''ecdad tarih yazmış, torun okumaktan aciz.'' diye bağırdım. ehehe ne kullanıyorsan aynısından istiyorum deyip kapıyı kapattı. oha! oha oha oha oha wowwww... ekşici lan bu dedim. espriyi kest dedim. telefon numarasını alamasam da kızın ekşici olduğu bilgisine ulaştım. bu da joe biden ile ekşiyi direk ilişkili kılıyordu. zaten daha önce şüphelendiğim bir durum olduğundan bir an önce odama çıkıp bunun üzerine düşünmeye karar verdim. yaklaşık yarım saat sonra kimseye farkettirmeden odamdaydım.
not: öğrenci kız geceleri evinde harun kolçak'ı misafir ediyor.
daha sonra odamda enrique iglesias'ın hero klibini izlerken joe biden-ekşi ilişkisini düşündüm bir süre. tüm bu karışıklığın arkasından roberto baggio'nun çıkabileceğini tahmin ediyordum. twitter'da ve facebook'ta durumumumu edit:imla diye güncellendim. birkaç film izledim beğenmedim, birkaç şarkı dinledim ağır eleştirdim. aralarına sızarsam belki daha kolay çözülürler diye düşündüm. böyle zekiliklerim vardır. insanlara yakın davranıp bana güvenmelerini sağladıktan sonra onları beynimin duvarlarına hapsederek istediklerimi vermelerini sağlarım. fakat 2 saat boyunca kimseden ses çıkmamıştı. merve'nin odasına inip konuyu kapıya açmaya karar verdim. indim aşağıya, bak dedim kapı; aramızda çeşitli gerginlikler, hoş olmayan olaylar yaşandı. gel geçmişe bir sünger çekelim. dedim. hiç cevap vermedi oç. yine de büyüklük bende kalmalıydı. eğer barışmak istersen ben odamdayım, harun kolçak dinleyip birbirimize el şakası yaparız dedim. tamam gibilerinden kolunu oynattı. merve açtı kapıyı.. napıyorsun abi burda? diyor. hiç dedim bir meseleyi hallettik. bak merve dedim kaç gündür babamı arıyorum ve kendisine ulaşmama ramak kaldı. ona ulaştıktan sonra sizi terk edecem. aklım sende kalarak gitmeyim, şu aldığım sütyenleri kullan artık dedim. bak çağırırım babamı? diye tehdit ediyor oç. hemen konuyu değiştirdim. bu egemen bağış ne komik adam değil mi? seviyorum vallahi dedim. o kim abi diyor cahil oç. hem sütyensizsin, hem cahil daha fazla muhattap olamam deyip odayı terk ettim. giderken kapıya selamımı çaktım. daha sonra apartmandaki daireleri gezip behzat ç. izleyip izlemediklerini sordum. verilen cevaplara göre apartmandaki oçlik oranını hesapladım. sonuçlar beni üzmüştü.
not: roberto baggio ve akbaba aynı kızdan hoşlanıyorlar.
ertesi gün akşsevgi kadar incide takıldım, eti cin yedim, ela'yı bekledim vs.. akşam olduğunda aşağı indim. herkes salondayken mandalina aşıracaktım. sesimi duymuş olacaklar ki manevi babam salona çağırdı, gittim. ne vardı? dedim. gel yanımızda otur, dizi izleyelim dedi. arkaü tutuştu oç nun.. yine de annemin hatırına oturdum. hiç ağzımı açmadan 20 dakika bekledim. daha sonra fatmagül'ün teyzesine sinirlenip masanın üstündeki bardağı televizyona fırlatınca babam elinin tersiyle suratıma bir tane yapıştırıp odadan kovdu. üvey baban mı var derdin var amk.. neyse odama çıkıp bir süre astrofizik üzerine düşündüm, hubble ultra derin alanını seyrettim. bundan da sıkılınca şükran teyzelerin kapısını çalmak için üst kattan sıvıştım. kapıyı tıkladım, şükran teyze açtı. oo nasılsın şükran teyze, mehmet amca yok mu? dedim. var içeride demeye kalmadı o oç da geldi. kapat kapıyı şükran diyor oç.. mehmet amca babam karınızı tokmaklıyorsa sorunu onla çözün, zaten kendisi öz babam bile değil dedim. git elimden kaza çıkacak diyor amk oğlu. neyse alt kata benden hoşlanan öğrenci kızın dairesine indim, kapıyı tıklatınca hemen açıyor. bu çok iyi bir özellik. insan ilişkilerinin etik kuralları gereği naber? dedim. iyi canım sen diyor. bu da hemen atacak kapağı oç.. ağırdan al kızım. evlenecez demedik. canım manım ne ayaksın? neyse kardeşimin pedi bitmiş de sizden alabilir miyiz? dedim. tabi dedi. ama mümkünse kullanılmış olsun diye rica ettim. öyle deyince bir döndü kaç yaşında senin kardeşin? diyor. ne alakaysa amk bu kızın kafada bir kırıklık var. 12 ne oldu da? dedim. kapıyı yüzüme kapattı. amk sen bana naz yapacan diye kardeşim zor durumda kalacak bencil oç. ilişkimizle ilgili meseleleri bire bir halledelim kızı niye mağdur ediyorsun? bunları söylemek için kapıyı bir kez daha tıkladım, yine açtı sağ olsun. konuya farklı yerden girip tepkisini azaltmak için plüton'a da çok ayıp ettiler ha.. dedim. ya arkadaşım ne istiyorsun benden? dedi. 1 ped rica ettik küfretmediğin kaldı. aramızdaki sorunları baş başa halledelim, şimdi pedi ver dedim. annenle tanışıyoruz, ona bir bir söyleyecem bunları deyip kapıyı kapattı. sanana annemden oç deyip kapıya bir tekme attım ve ben de yukarı çıktım. manevi babam çağırdı yanına, gittim. he dedim, noldu? haftaya azize halanlar geliyormuş, 1 hafta kalacaklar dedi. burcu bakireyse almam eve deyip odama çıktım. azize halam ilginç bir kadındır.. daha önce mehmet amca ve 1. kattaki kadının kocasıyla kısa süreli ilişkiler yaşadı, yürütemedi. gençliğinde mehmet demirkol ile 2 yıllık bir beraberlik yaşamış. şimdi bizim süleyman enişteyle evli görünüyor.
not: benim manitanın babasıyla süleyman eniştenin sık sık öpüştüğünü duydum.
halamların geleceği gün erkenden kalktım. vücudumun kıldan muzdarip yerlerini tıraş ettim. duşumu alıp, kolonyamı sürdükten sonra artık hazırdım. annemler aşağıda hazırlıkları tamamlamıştı. annem geleceklerinden dolayı baya sevinçli görünüyor ama eniştemin gelmediğinden haberi yok herhalde. 2 yıl önce yazlıklarına gittiğimizde eniştemle mutfakta buluşuyorlardı. gözlerimle gördüm.. neyse kapı çaldı indim hemen aşağı. halamlar geldiler falan, burcu ve ekrem de gelmişti. ekrem oç benim hasmım.. benden nefret ediyor biliyorum. yine de burcu'nun hatrına ona katlanmak zorundayım. neyse halamın elini öptüm burcu'yu öptüm falan. tokalaşma merasimi vs.. merve malıyla burcu bir garip hareketler yapıyorlar, ilginç sesler çıkarıyorlar falan. ne yapmak istediklerini tam anlamadım ama sonunda sarıldılar da olay tatlıya bağlandı allahtan. neyse salona geçtik biraz sohbet etmek için. annem açlığınız var mı? diye sordu. ne biçim soru soruyorsun anne, yıllardır giriş katında kirada oturuyorlar? dedim. sen sus diye yanıt verdi. bu kadın tam mal ya.. neyse sen nasılsın oğlum? diye sordu halam. iyiyim hala kız arkadaşım ve yeterli eti cinim var. sen nasılsın? dedim. biz de iyiyiz çok şükür dedi. nasıl iyisin hala? burcu'nun hala göğüsleri büyümemiş. ne rahat insanlarsınız? dedim. babam gibtir ol git gelme buraya diye kolumdan sürükleyerek odadan kovdu. oç 2 dakika hasret gidermemizi de kıskandı. gerçek babam olmadığını sanırım halam da bilmiyor. telaşı ondan... neyse merve'lerin odasına gidip burcu ile merve'yi beklemeye karar verdim. beraber yatacaklardı çünkü.. onlarla etraflıca bu göğüs meselesini konuşmalıydım. gittiğimde kapı kilitli değildi, girdim içeri. kapıyla 5 dakika kadar sohbet ettikten sonra merve ile burcu geldi. kevaşe merve abi ne işin var burda? çık diyor oç. bekle dedim burcu'ya bir şey sormam lazım. sor abi dedi burcu. ekrem hala kızgın mı bana? dedim. niye ki? dedi. ben ten kol saatini cinsel uzvuma taktığımdan beri bana hep ters davranıyordu dedim. yok abi seviyor seni dedi.. oç ekrem o imajı yaratmış ailesinde bilerek.. böyle şeytanlıkları vardır. asıl düşündüğünü son ana kadar söylemeyip, olayların istediği gibi şekillenmesini ister. açıkçası ekrem'den korkuyordum ve bu konuyu annem benim için çözmeliydi. gittim mutfağa annemi yanıma çağırdım. korkumu belli etmemek için konuya farklı yerden girerek okul filmi vardı taylan biraderlerin, sinem kobal oynuyordu. ne korkmuştuk değil mi? dedim. cevap vermiyor oç.. bak anne dedim bu ekrem beni üzüyor. garip hareketleri var deli gibi bir çocuk bu. ayrıca biliyorum ki benden kurtulmanın planlarını yapıyor, benden nefret ediyor dedim. saçmalama oğlum 8 yaşında çocuğun senle ne derdi olsun? diyor oç. ölsem gitsem umurlarında değilim.
not: ekrem okul filminden daha korkunç.
submitted by Cratix16 to kopyamakarna [link] [comments]


2020.07.03 01:59 Cratix16 Annem Babama Nasıl Verdi Acaba Neler Hissetti! Part 2

annem ''bugün pgibiyatra gidicez oğlum 2 gibi hazır ol.'' dedi. 2 de dilara gönder'in programının başlıycağını eğer izlemessem odamdaki boş cappy kutularının beni yadırgayacağını söyledim. fakat annem oralı olmadı. onu kırmak istemediğimden 1 seferlik ferhat beye görünmeyi kabul ettim. ferhat bey bence benden hoşlanıyor ve bu tüm kargaşanın sebebi bu. beni biraz daha fazla görebilmek için annem ve babamı kullanıyor. onu daha önce görmesem de ona karşı aynı duyguları paylaşamayacağım açık. çünkü pokemon'daki ashten sonra kalbime asla bir erkek almadım. bence bir erkeğin bir erkekten hoşlanması gaylik gibi bir şey.. arada benim de kendimi edward norton, cristiano ronaldo, ankaralı yasemin gibi isimlerle hayal ettiğim olur ama asla bir erkeğe karşı derin duygular beslemem. ferhat beye bunun yanlışlığından bahsetmeye karar verdim ve saat 2'yi beklemeye başladım. bu süre zarfında biraz incide takılmak mantıklı olabilirdi.
not: fight clubın sonundan hiçbir şey anlamamıştım.
saat 2 oldu ve üstümü başımı giyip aşağı indim. annemin kendisine ait bir arabası olmadığından otobüsle pgibiyatrın kliniğinin bulunduğu caddeye gittik. otobüste 70 yaşlarında bir amca sürekli bana bakıyordu. ayakta zor duruyorsun yaşına başına bakmadan neyin peşinde koşuyorsun dedim sessizce. duyan olmadı tabi. kliniğe girdik oç ferhat bizi 15 dakika bekletti. bir görüşme yapıyormuş.. artık ferhat'ın bana duyduğu hislerin gerçekliğine kesin inanıyordum ama ben onla ilgili ne düşünüyordum? bu biraz kafamı karıştırıyordu. sanırım onla ilgili kararımı tipini görünce karar verecektim.o sırada sekreterle hanımla sohbet ettik biraz. bana nasıl olduğumu sordu ben de kız kardeşim merve nin göğüslerinin kendisinin göğüslerinden daha küçük olduğunu belirttim. cevap vermek istemedi.. ama yapabileceğim bir şey yoktu gerçek bu. neyseki ferhat'ın işi bitti ve bizi içeriye çağırdı. acaba nasıl biriydi? ondan hoşlanabilecek miydim? tüm bunlar kafamdan geçerken heyecanla odasının kapısına doğru yöneldim.
not: sekreterin şükran teyzeyle bir alakası olabilir bence.
içeri girdiğimde ferhatın beklediğim kadar yakışıklı olmadığını gördüm. nedenini anlayamasam da buna biraz üzüldüm. ferhat gözlerimin dolduğunu görünce nedenini sordu. lafı değiştirmek için okan bayülgen'in sistem karşıtı durup da nasıl sistemin göbeğinde yer aldığından bahsettim. anlamsızca gülümsedi ve annemin odadan çıkmasını istedi. başbaşa kalmamız için elinden geleni yapmıştı. fakat onla olamayacağımızı uygun bir dille belirtmem gerekiyordu. bana biraz kendinden bahset deyince bunu fırsat bildim ve gay olmadığımı belirttim. yine gülümsedi.. bu adamda bir şeyler vardı. şükran teyze ya da mehmet amcayla bir ilgisi olabileceğini düşündüm. fakat ciddi olmam gerekiyordu. karşımda bir bilim insanı vardı. kardeşimin 12 yaşına gelmiş olmasına rağmen göğüslerinin neden gelişmediğini sordum. bunu neden merak ettiğimi sorunca ömer çelakılın saçlarından söz ederek lafı karıştırdım. bildiğiniz gibi arada böyle zekiliklerim vardır. daha sonra doktor çok ileri gitti. annenle ilgili ne düşünüyorsun? diye sorunca sanane annemden oç dedim ve kapıyı çarpıp koşarak uzaklaştım. salak annem arkamdan bağırarak koşturmaya başladı. ilişkilerinin açık vermesinden rahatsız olmuş olmalı. ben de diyorum babamın tokmakladığı yok yanan amını nasıl serinletiyor bu kadın?
not: babam ömer çelakıl'a boş değil.
o caddede bir park var gittim orda bir banka oturdum. annem peşimden geldi hemen. noldu evladım? dedim. şefkatli tavrından cesaret bulup anne madem bir ilişkin var neden bana bahsetmiyorsun? böyle şeyler tabi olucak, amın var, alımlısın dedim. sokağın ortasında rezillik çıkarttırma bana yürü eve diyor. merak etme annecim benim için önemli olan senin yalan söylememen dedim. sevecen tavrım onu rahatlatmış olmalı ki hiç cevap vermedi. eve gidene kadar konuşmadı. eve gidince sanırım pgibiyatrdan kaçtığımı babama anlatmış. emektar oklavayla çıktı yukarı oç. hayır oklava, sopa, levye türü bir şey kullanmasa da dövebiliyor zaten beni. neden desteğe ihtiyaç duyuyor anlamıyorum. aç kapıyı dedi prensip gereği kuala lumpur'un nerenin başkenti olduğunu sordum. aç kapıyı gibtirme kafanı diye bağırdı. fakat taviz veremezdim. hep böyle yapıyor amk sorumu cevaplamadan odaya girmeye çalışıyor. hala prensiplerime, ritüellerime saygı duymuyor. senin ecdanını gibiyim deyip uzaklaştı. insanın kendi ecdadına küfredebilmesi takdir edilesi bir durum. bu yüzden 1 saniye kapıyı açsam mı diye düşündüm fakat dayak yemeyi göze alamazdım.
not: babamın arabasındaki levyeden annemin haberi var mı acaba?
yeterli eti cinim ve cappy'm olduğundan odadan çıkmak ve dayak yemek zorunda değildim. sabaha kadar incide takıldıktan sonra sabah 5 gibi merve'nin oda kapısının yanına gittim. halini hatrını sordum fakat cevap vermedi. bu evde herkes bana karşı zaten.. kapıyı sessizce tıklattım. merve uyuyordu sanırım. sabah 5'te mastürbasyon yapamayacağına emin olduğumdan ısrarcı oldum ve uyanması için yaklaşık 10 dakika kapıyı vurmaya devam ettim. neyse ki babam ayısı uyanmadı. merve açtı kapıyı günaydın demeden defol dedi. bu kıza ben naptım da bana böyle davranıyor anlamadım. herkesten çok onu düşünüyorum oysa. kırmızı ojelerini alabilir miyim? dedim napacaksın? diyor amk. oje napılır arkaüme sokucam dedim içimden. fakat dıştan söylemedim çünkü merve böyle kötü ifadelerden etkileniyor. neyse bir an önce ojeyi vermesi gerektiğini yoksa gitmeyeceğimi söyleyince çaresiz ojeyi getirdi. mehmet coşkundenizi hiç yatağında hayal ediyor musun? diye sordum ve cevabını beklemeden uzaklaştım. sanırım cevap da vermek istemiyordu. odama çıkıp kırmızı ojelerle burun deliklerimi boyadıktan sonra biraz uyumaya çalıştım. başlarda burnumu biraz rahatsız ediyor ama o halde uyuyunca uykumu daha iyi aldığımı hissediyorum.
not: ela, mehmet coşkundeniz'e vermezdi bence.
sabah erken kalkıp duşa girdim. duşta aklıma ela geldi ve ne zamandır görüşmediğimizi farkettim. uyanınca her zamanki gibi annemin çiçekli bornozunu aldım ve elaların kapısını çaldım. kapıyı yine oç mehmet amca açtı. neden ben gelince kapıyı hep bu herif açıyor anlamıyorum. oğlum bu ne hal? dedi. ıslak bedenimi annemin çiçekli bornozunun sarmasından keyif aldığımı söyledim ve ela evde mi? diye sordum. napacaksın ela'yı? dedi. niyetimi yanlış anlamaması için tiger woods'un bir golften bu kadar parayı nasıl kırdığını merak ettiğimi ve bunu ela'yla tartışmak istediğimi belirttim. böyle zekiliklerim vardır. lafı bir anda istediğim yere çeker, karşı tarafı şaşırtırım. ela yok evde oğlum sen de git üstüne başına adam akıllı şeyler giy dedi. sanırım mehmet amca beni pek sevmiyor. hep ters bana karşı davranışları.. neyse ona karşı olgun davranmaya karar verdim ve eve girdim. annem ve merve kahvaltı yapıyorlardı. yanlarına gidip merve'ye siyah kilotlu çorabın çok yakıştığını söyledim. annem allah senin cezanı versin bu ne kılık? diye bağırdı. amk sanki ilk defa görüyor. her defasında ne bu aşırı tepki.. merve ile bir an göz göze geldik, fakat gözlerini kaçırdı. fakat önce üstümü değiştirmem gerekiyordu. sıra ona da gelecekti.
not: duşta bazen mehmet amcayı düşünüyorum.
akşama kadar odamda incide takıldım. akşam olunca babam geldi. odamdan hiç çıkmadım çünkü bu ara bana karşı sinirli pgibiyatra gitmediğimden dolayı. bu yüzden merve gelene kadar odamdan çıkmadım. kapı sesini duyunca fırladım hemen karşıladım kardeşimi. her zamanki gibi kezban eteği ve boğazına kadar ilikli okul gömleği üzerindeydi. hayır anlamıyorum 12 yaşına gelmişsin artık çocuk da değilsin. insan neden göğüslerini sergilemez? bacaklarının dolgunluğuyla sınıf erkeklerinin dikkatini çekmez? güzel de kız. neden böyle davrandığını anlamıyorum. yemeğini yemeden babamın salonda olmasını fırsat bilip merve'yi yanıma çağırdım. bacak aranı tıraşlıyor musun? diye sordum. abi bak çağırırım babamı diyor. beni böyle tehdit edince çok sinirlendim ve babamın da duyabileceği tonda bir yüksek sesle sen ne biçim insansın? bir kadın kendini bozacak erkeğe bedenini hazırlamaz mı? hadi beni eziyorsun, amını ıslatacak adama da mı saygın yok? dedim. genel anlamda tutarlı ve bilinçli bir insan olsam da arada böyle fevri çıkışlarım oluyor. babam muallaksi fırladı salondan ''öldürücem bu çocuğu kaçarı yok.'' diye üzerime gelmeye başladı. yumruğu yeyince kafamı duvara vurdum. sen nasıl insansın baba? insan bu kadar mı ilgisiz olur evladının sevgi, arkaüne, göğüslerine? dedim. mutfağa bıçağa sarılmaya koştu. durumun ciddileştiğini farkedince hemen odama çıktım ve kapıyı kilitledim. yerli yersiz sinirleniyor iyice yaşlandı artık bu adam amk.
not: merve bazen evin içinde şortla geziyor.
ertesi gün annemin gün arkadaşı hatice teyze bizdeydi. eteği dizinin 2 karış altında olduğundan sadece ayakları ve ayak bileği görünüyor hep. ve bu onu çok çekici yapıyor bence.. bunu kendisine de söylemek için aşağı indim. salona girince annem yüzünü astı, hatice teyze nasılsın oğlum? dedi. konuya hemen giriş yapıp düzeysiz görünmemek için üniversitedeki kızının nasıl olduğunu sordum. çok iyi sağol dedi. tutamadım kendimi üniversite ortamı da iyidir haaaa deyip pis pis gülümsedim. annem gitmemi işaret edince kafamdaki konuya sonra giriş yapmaya karar verdim. hınzır bir adamım açıkçası.. biraz zeki olduğumdan kafamdan çok fazla düşünce geçiyor ve söylemeden edemiyorum çoğu zaman. bu tespitlerim gelen misafirleri/arkadaşları/akrabaları memnun etse de sebebini anlayamadığım bir şekilde ailem çok rahatsız oluyor.o da onların bana karşı besledikleri ön yargı ve kin duygusuyla alakalı sanırım. neyse o gün kafamda daha önemli bir mesele vardı ve bu annemle konuşulacak dert değildi. o yüzden dolaptan biraz mandalina çalıp odama çekilmeli, babamı beklemeliydim. mandalinaları zulaladıktan sonra zaman geçirmek için biraz inci'ye girdim.
not: hatice teyzenin kızı ferhat'ın eski sevgilisi galiba.
inci'de ateistlere dinci gibi görünüp, dincilere ateist gibi görünüp yaklaşık 38 kavgaya karıştıktan sonra babamın sesini duydum. apar topar inip baba ciddi bir meselem var konuşmamız lazım dedim. senin ne ciddi meselen olur lan puşt? gibi seviyesiz bir cevap verdi. şu adam 2 dakika insan olamıyor. ayaküstü olmaz gel benim odamda konuşalım dedim. odam kilot koktuğundan gelmek istemedi ve salona yöneldik. bak baba dedim, aramızda hır da çıksa, kavga da olsa sen benim babamsın. seni severim.. dedim. ee? dedi yine gibik bir ifadeyle. adam tam bir oç. hayır babaannemi tanımasam haksızlık mı ediyorum lan acaba? diyecem ama eminim amk tam bir oç. bak baba dedim kulaklarını iyi aç şimdi söyleyeceklerimi iyi dinle.. dinliyorum oğlum dedi. beni çok rahatsız eden bir mevzu var dedim. he söyle söyleyeceksen diyor oç. baba dedim dün gazete okuyordum selena gomez adlı bir kızın fotoğrafı vardı. kız 11 yaşında ünlü olmuş ve o zaman da gayet sexymiş. benim kardeşim 12 yaşında ne zaman sütyen giyecek bu çocuk baba? gözüme uyku girmiyor dedim. tam ''girmiyor'' derken elindeki çayı üzerime fırlattı oç. yandı her yerim amk.. gibiyim senin gibi babayı artık dövemezsin beni dedim ve tokadını savurup odama çıktım. göğüs bölgem çok acıyordu amk.. zaten bu babamın 2 şeyle derdi var. biri ben diğeri de kız kardeşimin göğüsleri. hasta oç 2 dakika mantıklı olamıyor.
not: kız kardeşim inci sözlüğü biliyor mu acaba?
sabah kalktım ve 2. kata, firuze teyzelere indim. mevsimler nasıl oluşur? diye sordum, cevap veremedi. çabuk pakize suda soruyor mevsimler nasıl oluşur? dedim. oğlum git sabah sabah diyor.. manyak mıdır nedir amk. insan gibi bir şey soruyoruz neyin havasındasın? şükran teyze kocanla yatıyor diye sinirliysen git hıncını ondan al bana niye patlıyorsun? neyse indim bahçeye baktım ziyalar yok tekrar yukarı çıktım. bahçe dışına tek başıma çıkmama ailem pek sıcak bakmıyor. beni düşünerek böyle söylediklerini bildiğimden ben de pek diretmiyorum bu konuda. neyse odama çıkınca eti cinlerimin bittiğini farkettim ve babamı uyandırmaya karar verdim. ''salim kalk bak kaç oldu.'' dedim belki annem sanır da hemen uyanır diye. arada böyle zekiliklerim vardır. insanları aklımın labirentine sokar, orada kaybolmalarını sağlarım. baktım uyanmıyor kelinden öptüm ve baba uyan eti cinlerim bitmiş dedim. bu kez açtı gözlerini ne var oğlum? diyor. 40 kere mi söyleyecez bir şeyi amk. eti cinlerim bitmiş baba kalk al da gel dedim. hamalın mıyım lan oç? bu saat ne? 7 buçukta adam mı kaldırılır? diyor. amk bütün derdi benle muallaknin. mutlu olmayım diye elinden geleni yapıyor.
not: mehmet amca firuze teyzeye neden bu kadar soğuk bir türlü anlamıyorum.
neyse gittim odama merve'nin sınıf arkadaşlarının facebook profillerine baktım. ne paylaştılarsa beğenip, duvarlarına sinan erdem spor salonunun fotoğraflarını attım. biraz da incide hassas konularda provakatif başlıklar açıp ilgiyi üzerime çektikten sonra merve'yi uyandırmaya gittim. kapıya hiç yüz vermedim ki tavrımı anlasın. yaklaşık 10 dakika tıklattım açmadı bu kez. göğüslerinin en çok günün bu saatlerinde geliştiğini bildiğimden fazla üstelemedim ve ne zamandır üzerinde çalıştığım bir fikri eyleme geçirme kararı aldım. yerel disk (c:)> windows > help > mui klasöründe sakladığım annemin 2004 kemer tatili fotoğraflarını yazıcıdan çıkarttım. normal fotoğrafları cama, bikinili olanları apartmanın girişine astım. amk 3. kattaki adını hatırlayamadığım oç geldi tam o sırada. oğlum napıyorsun sen? bunlar ne? annen mi o? falan gibilerinden birkaç laf etti. sanane annemden ne biçim konuşuyon oç dedim ve hızla uzaklaştım. o gittikten 5 dakika sonra inip kontrol ettim resimler yerlerinde duruyordu. konuşacağı lafı seçemeyen bir adam olsa da emeğe saygısı varmış, takdir ettim. neyse aşağıyı kontrol ettikten sonra odama çıkıp bir cappy açtım ve olacakları beklemeye başladım. fakat oç babam eti cinlerimi almadığından karnım çok açtı. aşağı odaya inip bu sefer annemi uyandırmak mantıklı olabilirdi. ''anne irfan değirmenci ile günaydın türkiye'ye sormak istediğin bir soru var mı?'' dedim, sesi çıkmadı. amk bu evde niye kimse adamdan saymıyor beni.
not: irfan değirmenci annemin bir arkadaşının sınıf arkadaşıymış.
neyse ki yarım saat sonra annem kalktı da bir şeyler hazırladı. çok nadir onlarla aynı sofraya otururum ama bu kez çok açtım yapacak bir şey yoktu. kahvaltıdan sonra odama çıkıp saba tümer'in bugünki konuklarını merak etmeye başladım. tadı çıksın diye 15 dakika tv yi açmadım ama en sonunda dayanamadım. tv sıktıktan sonra youtube'a girip enrique iglesias'ın hero klibinin url sini ezberledim. ben ezberimi pekiştirmeye çalışırken kapımız çalındı. koştum ben açtım gelen oç 1. katmış. unuttum adını muazzez mi ayşe mi ne öyle bir ismi vardı kadının. oğlum annen evde mi? dedi. normalde bu tip soruları hoş karşılamam ama sabır gösterip noldu? diye sordum. o resimleri kaldırdım da sen asmışsın belli ki, annenle konuşmam gerekiyor dedi. ayıp zeliha teyze bu saatte insan rahatsız edilir mi? deyip kapıyı kapatmaya yeltendim. ama annem sanırım duymuş konuştuklarımızı ne resimleri, ne oldu? diye yanımıza geldi. ben olayın nereye varacağını anlamıştım. böyle zekiliklerim vardır. geleceği insanlardan önce öngörüp ona göre tedbirimi alırım. buna çok şaşırırlar. odama sıvıştıktan sonra annemin bana bağırdığını duydum ama ne dediği anlaşılmıyordu. şimdi bir de 1. kattaki kadın çıktı amk. ona ne yaptım? o niye şimdi kuyumu kazmaya çalışıyor? anlamış değilim. sesten babamın uyanması an meselesiydi. merve uyanmazdı herhalde çünkü göğüsleri gelişiyordu.
not: i can be your herooooooo, baabbbbyyyyyyyy
babam uyandı ve olayı duyar duymaz merdivenleri ikişer ikişer çıkarak odama geldi. adama kilo verdiricem amk.. lan şerefsiz, lan ahlaksız yine mi yaptın lan? seni bela mı gönderdi allah lan? falan gibi 1-2 laf ederek yumruğu suratıma yerleştirdi. kapıyı kitlemeyi akıl edemeyen beynimi gibiyim. yerde 1-2 dakika tekmeledikten sonra kündeye geçip 3 puan da oradan çıkardı. baba sessiz ol merve'nin göğüsleri büyüyüor dedim ama dinleyen kim amk. verdi veriştirdi.. annem geldi de ayırdı allahtan. durum bu kez ağırdı biraz.. sol gözümü açamıyordum bu babam tam bir oç. ben uyardım amk yaparım dedim anlamadınız. sinyallerini vermiştim bunun. kalk dedi gibtir olup gidiyorsun bu evden. gibtir falan ne biçim konuşuyon baba? deyip konuyu dağıtmaya çalıştım. arada böyle zekiliklerim vardır. beklenmeyen anda beklenmeyen tepkiler vererek karşıdakinin beynini ikileme düşürür, durumdan faydalanırım. fakat bu kez işe yaramadı. kalk gidiyorsun falan dedi tutuyor kolumdan oç. eti cin almassan gitmem deyip dışarıda kalacağım sürenin erzağını garanti almaya çalıştım fakat eticinini giberim diye karşılık verdi. kolumdan tuttu apartman bahçesinin dış kapısına kadar sürükledi oç millet bize bakıyor. o sırada millet beni teorik devrimci sansın da rezil olmayım diye ''baskılar bizi yıldıramaz.'' sloganı attım. dediğim gibi böyle zekiliklerim vardır. insanlara durumun aslında göründüğü gibi olmadığını anlatıp onların kafalarını karıştırırım. bu onları şaşırtır. babam bahçe kapısını da kapattı. bu kez gelmeyeceksin bir daha dedi. çok duyduk amk haziranın ortasında merve duş alırken banyo kapısını kırdım diye de atmıştı evden. yer miyiz biz? yemeyiz. geçiririm 1 gün bahçede nolacak amk dedim. tek sorun eti cin yetersizliğiydi.
not: ela teorik devrimcilerden hoşlanıyorsa bu iş ekmeğime yağ sürdü.
günü bahçede geçireceğim belliydi. babamın siniri kolay kolay geçecek gibi görünmüyordu. durumu kabullenip merdivenlerin başında beklemeye başladım. 1-2 saat sonra ela geçti önümden. merhaba ela dedim, noldu napıyorsun burda? dedi. bu konu onurumu incittiğinden spiritüalizmin ve ona inanan insanların gereksizliğinden bahsederek konuyu dağıttım. bilirsiniz vardır böyle zekiliklerim. ben anlamıyorum seni dedi arkasını döndü ve yürümeye devam etti. arkasından fatih ürek ve sahrap soysal hafta içi her gün “8 numarada şenlik var!” diyor… tv8 diye bağırdım. ses etmedi.. yukarı çıkmaya cesaret edemiyordum. bugünlük biraz beklemeli babamın sinirinin geçmesini beklemeliydim. firuze teyze geldi al oğlum çorba yaptım sana da getirdim dedi. eti cin var mı? diye sordum yokmuş. tamam teşekkür ederim firuze teyze dedim. hah oğlum şöyle konuşsan herkes çok sever seni diyor, yüz buldu oç. yine de kabalık etmeyip konuyu değiştirmeye çalıştım. mustafa karadeniz yıllardır bıkmadı di mi saçma sapan kamera şakaları yapmaktan? dedim, cevap vermedi. fakat gitmesi gerektiğini anlamıştı. ben de çorbaya yumuldum. bitirince de kapısının önüne bıraktım tepsiyi.
not: mustafa karadeniz'in orta dişi çürük.
öğlene doğru hava biraz ısındı da işim kolaylaştı amk. oç babamdan ses seda yok.. gelse almaya çalışsa gönlümü affederim ha, kızgınlığım da geçti. ama cesaret edemiyor olabileceğini düşünüp akşamı beklemeyi tercih ettim. bir baktım merve geliyor, okul kıyafetleriyle. saat de öğlen olduğuna göre kesin okula gidiyor bu dedim. böyle zekiliklerim vardır. ilk bakışta görülemeyecek şeyleri herkesden önce farkeder, ona göre pozisyon alırım. neyse baktım etek yine bileklere kadar amk.. merve sizin okulun çıkışında jöleli dik saçlı yakışıklı çocuklar bekliyor mu? dedim. yok abi dedi.. oha amk nasıl okul ora? bir ara gelip hocalarınla ve nöbetçi öğrenciyle görüşmem lazım dedim. niye beklesinler abi? ne diyorsun sen? falan dedi amk gerizekalı bu kız bir gibten çakmıyor. bak dedim eğer öyle çocuklarla karşılaşırsan onlara taqıl hayatını yaşa xd dedim. xd ne abi diyor sonra bana mal derler. şunu arkaürsünler doktora amk. mağarada yaşıyor sanki.. lafın bir yere varmayacağını anladığımdan konuyu bağlamak için sporda şiddet yasasından rahatsız mısın? dedim. off abi gidiyorum ben dedi. farkında olmadan tartışmayı istedğim noktaya getirdim. böyle zekiliklerim vardır.
not: nöbetçi öğrenci ile aziz yıldırım tanışıyorlar... eminim.
  1. katın bankacı büyük kızı indi merdivenlerden. baktım fular takmış. edit: imla dedim bir gib anlamadı amk. ironiden anlamayan nesle aşina değilim dedim, hala takmadı amk yürümeye devam ediyor. bugün de herkes garip diye düşünmeye başladım içimden. oturmuş önder açıkbaş'ın nasıl ünlü olduğunu düşünürken şükran teyze'nin salon camlarını silmekte olduğunu farkettim. seslenmeden dikkatini çekmeli, cool görünmeliydim. çocukluğumdan beri üzerinde çalıştığım ankaralı yasemin dans figürlerini sergilemeye başladım. böyle zekiliklerim vardır bildiğiniz gibi. dikkatini çekmeyi başarmıştım. oğlum napıyorsun, açlığın var mı? dedi. anne şefkati göstererek bacaklarını izlememe engel olamassın dedim. girdi içeri.. hepten sıkılmaya başlamıştım amk. babamdan da ses seda yok. bari 1. kata çıkıyım da eti cin'i var mı soruyum dedim. babamın msn'den görüştüğünü kadın açtı kapıyı.. eti cininiz var mı dedim? bir şaşırdı, yok dedi. babama söyleseniz de beni eve alsa keşke, sizi dinler dedim. oğlum bak git.. annene söylerim söylediklerini, rahatsız etme beni dedi. annemi karıştırma oç deyip bahçeye kaçtım.
not: 1. kattaki kadın babamı mehmet amcayla aldatıyor olabilir.
neyse amk hava karardı da oç babam daha fazla dayanamayıp indi aşağıya. utandırmamak için o bir şey söylemeden tamam geliyorum dedim. çıktım yukarı baktım annem çorba yapmış, yumuldum sofraya. sonra odama çıkıp inci'ye girdim. birkaç provokatif başlık açıp, biraz illüminatiden bahsettikten sonra tetrisin başına oturdum. babam geldi o sırada kapıyı tıklattı. kill bill 3'ün vizyon tarihini sordum, bilemeyince almadım içeri. ne halin varsa gör amk deyip aşağı indi. onun salona girdiğinden emin olduktan sonra sessizce aşağı inip merve'nin odasına gittim. kapıya önder açıkbaş'ın nasıl ünlü olduğunu sordum, cevab veremedi. merve sesimi duymuş olacak ki açtı kapıyı. buyur abi ne var? dedi. önemli'in facede paylaştığını gördün mü koptum * dedim. abi önemli de mi ekli sende? diyerek konuyu değiştirmeye çalıştı. merve hala abisinin kim olduğnu anlayamamış. yemedim tabiki.. böyle zekiliklerim vardır. benim silahlarımı bana karşı kullananların cezasını aklımla veririm. önemli'in babasıyla annem tanışıyor mu? dedim. yok nereden tanışsınlar diyor. bu annem çok fena kadın. kızı da tembihlemiş amk ağzından laf alınmıyor.
not: illüminati ve önemli'in babası annemin peşinde olabilir.
gittim anneme dedim anne bugün 1. kattaki kadına gittim. ne diller döktü babamla msnde görüştüklerini sana söylememem için dedim. ne olursa olsun o benim annem. bilmeye hakkı var.. saçmalama oğlum git başımdan diyor amk. bu kadın ağır gerizekalı. neyse üstelemeyip yarın alışverişe gitmemiz lazım anne dedim. niye? dedi. cevap vermemek için bugün ne giysem'in program müziğini mırıldanmaya başladım. böyle zekiliklerim vardır. tartışma istemediğim noktalara kayınca aklımla olaya müdahil olur, işleri yoluna sokarım. neyse yarın gidicem ben gelirsen 1 buçuk gibi hazır ol dedi. bir şey söylemeden gidiyor görünmemek için ''kim, kiminle, nerede, ne zaman ve nasıl yakalandı? ünlüler dünyasından çok özel haberler, flaş gelişmeler, müthiş ayrıntılar! meral kaplan'ın sunduğu "süper kulüp" pazar 23.30'da fox'ta!'' diye bağırdım ve koşarak odama çıktım. eti cinim yoktu, inci de sıkıyordu. ben de uykum gelene kadar oturup rasim ozan kütahyalı'nın ne gibime derman olduğunu düşünmeye başladım.
not: meral kaplan ve barbaros şansal tanışıyorlar.
eve gittiğimizde merve'nin okuldan geldiğini gördüm. çünkü kapıyı bize o açtı. nasılsın merve? dedim. iyi abi dedi. bana nasıl olduğumu sormayacak mısın? dedim. öğrensin böyle şeyleri amk.. kaç yaşına geldi hala adama hal hatır sormayı bilmiyor. of peki abi nasılsın? dedi neyseki. filistin gibiyim işte... biraz sürgün, biraz yaralı, hep endişeli. dedim. cevabım onu etkilemiş olacak ki gözleri doldu, bir yutkundu sanki. arkasını dönüp gidiyordu ki gergin atmosferi dağıtmak için gel dedim bak sana ne hediyeler aldım. aman abi istemiyorum diyerek odasına yöneldi. görgüsüz bu kız.. babamdan korkuyor herhalde. geçen sene doğum gününde merve'ye sigara tabakası, çakmak ve permatik aldığımdan beri kıza hediye almamı yasaklamıştı oç. ama duramadım işte.. hemen koşarak kapıyı kapatmasına izin vermedim ve araya ayağımı koydum. böyle çevikliklerim vardır. beklenmeyen anda 1-2 adım hızlı atarak insanlardan öne geçerim. dur dedim hele bir gör hediyeleri.. istemiyorum abi dedi. kızım görgüsüzlük yapma bakmazsan birkaç sorumu cevaplamak zorundasın deyince aldı içeri. o sıra kapı bir şey diyecek oldu, daha önemli bir meseleyle meşgul olduğumdan cevap vermedim. neyse ayşin shoptan aldığım her renkten, her zevkten hanımlara uygun 8 çeşit sütyeni çıkardım poşetlerinden. abi bunlar ne? sen nasıl bir manyaksın? diyor amk. benle eddie murphy dublajı gibi konuşma patlatırım ağzına dedim. abi sanane benim göğsümden, sütyenimden yeter diye bağırıyor kevaşe. bak dedim her rengi, çeşidi var. seni düşündük aldık ayıp ediyorsun dedim, bağırmaya başladı. annem ne var yine? diyerek odaya yönelince kapı çabuk kitlen, kapı hadi, kapı nolur dedim. oç beni dinlemedi, annem içeri girdi kovdu beni odadan. bu kapı da ayrı bir alıngan oldu amk. herkes bir garip.. 2 dakika daha önemli meselemiz vardı cevap veremedik oç neyin tribindesin? herkes bana karşı zaten. neyse çaresiz odama çıktım.
not: ayşin shoptaki kızla kavga ettiğime de değmedi amk.
submitted by Cratix16 to kopyamakarna [link] [comments]


2019.11.19 12:17 fragmanlife Azize Asya Kimdir? Duygu Sarisin Kimdir? Kac Yasinda?

Azize Asya Kimdir? Duygu Sarışın Kimdir? Kaç Yaşında? Süreç Filmin 19 ekim de izleyicisi karşısıan çıkaracağı Azize dizisi oyuncu kadrosunu yakından incelemeye ve dizide yer alacak karakterleri yakından tanımaya devam ediyoruz. Başrollerini Buğra Gülsoy, Hande Erçel Mustafa Yıldıran ve Tugay Mercan gibi deneyimli isimlerin paylaştığı Azize dizisinde önemli karakterlerden biri olan Asya karakterini de Duygu Sarışın canlandıracak. Son olarak Ufak Tefek Cinayetler dizisinde yer alan ve oyunculuğu ile büyük beğeni toplayan Duygu Sarışın son haftalarda ise ünlü oyuncu Çağatay Ulusoy ile yaşadığı çalkantılı aşk ile de gündeme gelmekte.
Ünlü yönetmen Volkan Kocatürk’ün Asya karakteri için çok uygun gördüğü farklı tarzı ile dikkat çeken güzel oyuncu Duygu Sarışın Azize dizisinde mafya lideri olan Asya Gündoğan’a hayat verecek. Asya hem özel hem farklı hemde kötü bir karakter olacak ve dizi de Azize ve Kartal aşkının önünde ki de en büyük engel olacak.
Azize Dizisi Asya Kimdir? Asya Gündoğan Alpan ailesine yakınlığı ile bilinen bir kadın mafya lideridir. Genç bir mafya lideri olan Asya Kartal’ın yakın arkadaşı ve sırdaşıdır. Kartal çevresinde sadece Asya’nı kendisini anladığını düşünmektedir. Asya’yı kendine yakın hisseden Kartal en büyük darbeyi de Asya’dan alacağının farkında değildir.
Asya özel bir kadındır ve diğer kadınlardan çok farklıdır. Gözü karadır hiç bir şeyden korkmaz. Yeri geldiğinde insan öldürmek onun için çocuk oyuncağıdır; çok iyi silah kullanır sert duruşlu bir patrondur. Kırmızı ve dikkat çekici şekilde giymeyi sever. Yüzüğü ve kolyesi eksik olmaz. Zayıf ve çekici bir kadın olabildiği gibi cin olup adam çarpmasını da iyi bilir. İçten içe Kartal’a aşıktır ve onun olmak ister. Azize’yi kıskanır ve Alphan’ların içine boş yere girmediğinin bir amacı olduğunun farkındadır.
Kuruluş Osman Nerede Çekiliyor? Dizi Seti Nerede? İşte Detaylar Kuruluş Osman Nerede Çekiliyor? Dizi Seti Nerede? İşte Detaylar
Duygu Sarışın Kimdir? Duygu Sarışın akıllara Star TV’nin Ufak Tefek Cinayetler dizisi gelmektedir. Duygu Sarışın’ın dizi de hayat verdiği Burcu karakteri aylarca konuşulmuş ve tüm eleştirmenler Duygu Sarışın’ın güzelliği ve oyunculuğu karşısında hayran kalmıştı. 1987 de İzmir doğumlu olan güzel oyuncu Dokuz Eylül Üniversitesinde oyunculuk eğitimi almıştır; zaten çocukluktan beri de hayali oyuncu olmaktır. İlk olarak İzmir Devlet Tiyatrosunda çalışan Duygu Sarışın dizilerde yer alabilmek için İstanbul’a taşınmıştır. İlk televizyon dizisini 24 yaşında Cennetin Sırları dizisi ile çeken Duygu Sarışın daha sonra İçerde, İnadına Yaşamak, Kaçak Gelinler, Güneşi Beklerken ve Rengarenk gibi dizilerde de yer almıştır. Sevgilisi Çağatay Ulusoy ile de İçerde dizisinde tanışmışlardır.
Duygu Sarışın Kaç Yaşında? 24 Kasım 1987 doğumlu olan Duygu Sarışın Öğretmenler Günü doğmuştur ve 32 yaşının içindedir.
Duygu Sarışın Boyu Kilosu Duygu Sarışın 170 cm boyunda ve 56 kilo gramdır.
Duygu Sarışın’ın Sevgilisi Erkek Arkadaşı Duygu Sarışın’ın sevgilisi yani erkek arkadaşı ünlü oyuncu Çağatay Ulusoy’dur. Uzun süreli ve seviyeli bir birliktelikleri vardır.
Yasak Elma Fragman Kadın Fragman Bir Zamanlar Çukurova Fragman Elimi Bırakma Fragman Kuruluş Osman Fragman Hercai Fragman Mucize Doktor Fragman Çukur Fragman Kuzey Yıldızı Fragman Dizi Fragmanlar Yeni Fragmanlar Sesli Chat Zalim İstanbul Fragman Benim Adım Melek Fragman Arka Sokaklar Fragman
submitted by fragmanlife to u/fragmanlife [link] [comments]


2019.07.06 11:55 Haberfutbol24 6 Temmuz 2019 Cumartesi Transfer Haberleri

6 Temmuz 2019 Cumartesi Beşiktaş Transfer Haberleri
Quaresma'nın yeni takımı belli oldu!
Beşiktaş'ta Ricardo Quaresma düğümü çözülüyor. 35 yaşındaki yıldız, İbrahimovic'in de formasını giydiği MLS ekibi Los Angeles Galaxy'ye gidiyor Teknik direktör Abdullah Avcı'nın yeni sezon kadrosunda istemediği Ricardo Quaresma, siyah-beyazlı renklere vedaya hazırlanıyor. Beşiktaş'la 1 yıllık sözleşmesi bulunmasına rağmen yönetimle de sorunlar yaşayan 35 yaşındaki Portekizli yıldızın ayrılık kararı aldığı ve Amerika'ya yelken açacağı belirtildi. Quaresma'nın, kendisini çok isteyen MLS ekibi Los Angeles Galaxy'nin teklifini kabul ettiği öğrenildi. Portekiz'in A Bola Gazetesi de bu flörtü doğruladı.
BAŞKAN ORMAN'LA ATIŞMIŞTI!
Gazete, Portekizli futbolcunun ABD takımına giderek İbrahimovic ile takım arkadaşı olacağını yazdı. Q7, alacakları ödenmediği için geçen ay Beşiktaş'ı FIFA'ya şikâyet etmiş, Başkan Fikret Orman'ın da "Parasını verin gönderin" restini çektiği iddia edilmişti. Ricardo Quaresma da Instagram hesabından, "Eğer beni istemiyorlarsa bir toplantı yapmaları yeter" mesajını gönderip tatilin yolunu tutmuştu.
Transferde son 20 yılın en sessiz Beşiktaş'ı!
Beşiktaş, ezeli rakipleri hareketli bir transfer dönemi geçirirken sadece bir oyuncuda mutlu sona ulaştı. Zorunlu satın alma opsiyonu nedeniyle Ljajic'in bonservisini mecburen alan siyah-beyazlıların biten tek transferi Tyler Boyd oldu. Süper Lig'de 2019-20 sezonu birinci transfer ve tescil dönemi 17 Haziran'da başlarken aradan geçen 19 günlük süreçte Galatasaray 6, Fenerbahçe de 4 oyuncuyla anlaşmaya vardı. Transferde son 20 yılın en sessiz sezonunu yaşayan Beşiktaş ise zorunlu satın alma opsiyonu olan Adem Ljajic'in bonservisini aldı. Siyah-beyazlılar, Guimaraes ile de Tyler Boyd için 2.4 milyon Euro karşılığında anlaşmaya vardı. Ljajic sayılmazsa Yeni Zelanda asıllı ABD'li yıldız, Kara Kartal'ın bitirdiği tek transfer oldu.
BEDELSİZ OYUNCULAR REVAÇTA
Ekonomik sorunlar nedeniyle Süper Lig takımları genelde bedelsiz oyunculara yönelirken Galatasaray 6 transferin 4'ünü bonservisi olmayan oyunculardan seçti. Cimbom'un kasasından sadece Luyindama için 5 milyon Euro ve Ozornwafor için 300 bin Euro bonservis bedeli çıktı. Fenerbahçe ise kadrosuna kattığı 4 oyuncundan bir tek Allahyar'a 750 bin Euro ödedi.
Beşiktaş Boateng transferinde ısrarcı!
Beşiktaş, önümüzdeki hafta Boateng için İtalyan kulübü Sassuolo ile masaya oturacak . Çizme basını da Siyah-Beyazlılar’ın Ganalı yıldız golcünün transferinde oldukça istekli olduğunu yazdı. Beşiktaş Kevin Prince Boateng transferinde oldukça ısrarcı. Siyah-Beyazlı Yönetim, 32 yaşındaki golcünün transferi için önümüzdeki günlerde İtalya'ya hareket edecek.
ÇOK İSTİYORLAR
Siyah-Beyazlı Yönetimin, Sassuolo ile masaya oturacağı ve yıldız oyuncuyu transfer etmek için tüm şartları zorlayacağı öğrenildi.
TRANSFER BİTTİ!
Avrupa'nın dev kulüplerinde forma giyen Boateng'in de Beşiktaş'ı istediği ve kulübünden bu konuda yardım isteyeceği bildirildi. Çizme basınına göre Kartal bu transferi bitirdi. İtalya'da çıkan haberlere göre Beşiktaş, Boateng'in menajeri ile prensipte anlaşma sağladı.
431 MAÇ 67 GOL
Kariyerinde 431 maça çıkan Kevin Prince Boateng 67 gol atarken 51 asist yaptı. Tecrübeli oyuncu 10 numara bölgesinde de oynayabiliyor.
15 KEZ MİLLİ OLDU!
Boateng Almanya Milli Takımı'nın altyaş gruplarında forma giydi. Sonrasında ise Gana Milli Takımı'nı tercih etti ve 15 kez milli oldu.
Dorukhan Toköz'e Çizme yolu!
Beşiktaş'ın Eskişehir’den geçen sezon başında 150 bin euroya transfer ettiği Dorukhan Toköz için İtalyan Udinese 7 milyon euroluk resmi teklifte bulundu. Kara Kartal ise kapıyı 10 milyon eurodan açtı. İTALYANLAR’IN Dorukhan Toköz sevdası bir türlü bitmiyor. Beşiktaş’ın geçen sezon başında Eskişehirspor’dan 150 bin euroya transfer ettiği milli ön libero için Udinese’nin Beşiktaş’a 7 milyon euroluk teklifte bulunduğu ortaya çıktı. Beşiktaş’ın ise 10 milyon euro talep ettiği, İtalyanlar’ın Siyah-Beyazlı yöneticilerden indirim istediği belirtildi.
UDİNESE CEVAP BEKLİYOR
Sky İtalia haberinde, “Udinese Türk futbolcudan vazgeçmeyecek. Beşiktaş’la 23 yaşındaki orta saha için pazarlıklar sürüyor. Lazio da her an bu pazarlıklara dahil olabilir. Udinese fiyat da arttırabilir” yorumunda bulundu. İtalyan medyasında çıkan diğer haberlerde de Udinese ile Beşiktaş’ın orta yolda bulaşacağı ve Dorukhan’ın önümüzdeki sezon Serie A’da forma giyeceği iddia edildi.
DORUKHAN, GÜNEŞ’LE PARLADI
Beşiktaş’a 1 Temmuz 2018’de imza atan Dorukhan Toköz, Süper Lig’deki ilk sezonunda özellikle 12’nci haftadan sonra takımda yer bulmaya başladı ve kaptan Oğuzhan Özyakup’u kulübeye mahkum etti. Şenol Güneş çok güvendiği bu oyuncuya 20 maçta sahaya sürdü. Ayrıca Dorukhan’ı Milli Takım’a da çağırdı. Genç oyuncu bu maçlardaki performansı ile İtalyan kulüplerinin dikkatini çekti.
Canlı Maç İzle, Futbol Cafe TV, Bein Sport Şifresiz Maç İzle Taraftarium24 İzle

6 Temmuz 2019 Cumartesi Fenerbahçe Transfer Haberleri

Nando De Colo kimdir, kaç yaşında? Fenerbahçe'den yılın transferi...

Fenerbahçe Beko Erkek Basketbol Takımı, yeni sezon kadro yapılanması çalışmaları kapsamında, Avrupa basketbolunun en önemli guardlarından biri olan Nando De Colo ile anlaşmaya vardı. 23 Haziran 1987 tarihinde Sainte-Catherine’de dünyaya gelen 1.96 boyundaki Fransız yıldız Nando De Colo, 2021-2022 sezonunun sonuna dek Fenerbahçe Beko forması giyecek. Peki, Nando De Colo kimdir, kaç yaşında? İşte Nando De Colo'nun bilinmeyen tüm detayları...
Fenerbahçe Beko, Nando De Colo transferini resmen açıkladı. Fenerbahçe Beko Erkek Basketbol Takımı, yeni sezon kadro yapılanması çalışmaları kapsamında, Avrupa basketbolunun en önemli guardlarından biri olan Nando De Colo ile anlaşmaya vardı. 23 Haziran 1987 tarihinde Sainte-Catherine’de dünyaya gelen 1.96 boyundaki Fransız yıldız Nando De Colo, 2021-2022 sezonunun sonuna dek Fenerbahçe Beko forması giyecek. Peki, Nando De Colo kimdir, kaç yaşında? İşte Nando De Colo'nun bilinmeyen tüm detayları...

Nando De Colo kimdir?

Fenerbahçe Ailesi’nin yeni üyesi Nando De Colo, 23 Haziran 1987’de Sainte-Catherine’de dünyaya geldi. Profesyonel hayata Fransa’nın Cholet takımında adım atan De Colo, 2005-2006’da U20 takımında forma giydi ve 2006-2007’dan itibaren Cholet A Takımı’nda forma şansı buldu. Bu süreçte Erman Kunter ile çalışan Nando De Colo, özellikle 2007-2008 sezonunda itibaren Fransa Ligi’ne damgasını vurmaya başladı. Cholet formasıyla 2007-2008’de maç başına 14.9 sayı ve 3.5 asist ortalamalarına ulaşan De Colo, 2008-2009’da da 14.7 sayı ve 3.3 asist ortalamaları yakaladı.
2009 yazında NBA seçmelerinde boy gösteren Nando De Colo, 53. sıradan San Antonio Spurs tarafından seçildi. De Colo, aynı yaz dönemi içerisinde kariyeri için en önemli transfer hamlelerinden birini yaptı ve 2009-2012 arasında forma giyeceği İspanya’nın Valencia ekibiyle sözleşme imzaladı.
Valencia’daki ilk sezonu, De Colo’ya Eurocup şampiyonluğunu getirdi. Victor Claver, Kosta Perovic, Rafa Martinez, Matt Nielsen ve Thomas Kelati gibi önemli isimlerle forma giyen Nando De Colo, kariyerinin ilk Avrupa kupası şampiyonluğuna 2010 yılında ulaşmış oldu. Başarılı oyuncu, aynı zamanda bu sezonda Eurocup En İyi Beşi’nde de kendisine yer buldu. Aynı sezonda İspanya Ligi’nde 33 maça çıkan De Colo, maç başına 13.2 sayı ortalaması yakaladı ancak takımının Play-off çeyrek finalinde Unicaja Malaga’ya elenmesine engel olamadı.
2010-2011 sezonunda ilk kez EuroLeague’de sahne alan De Colo, 19 maçta forma giydiği sezonda 10.1 sayı, 1.6 asist, 2.6 ribaund ortalamaları tutturdu. Valencia, bu sezonda EuroLeague’de Play-off turuna yükseldi ancak Real Madrid’e elenmekten kurtulamadı. De Colo, Top 16 turunda Valencia formasıyla Fenerbahçe’ye rakip olmuştu. Fransız yıldız, 2010-2011 sezonunda faul çizgisinden yakaladığı %95.7 isabet yüzdesiyle de EuroLeague’in en değerli oyuncusu olmuştu. EuroLeague’de başarılı bir sezon geçirmesine rağmen İspanya Ligi’nde istediğini bulamayan Valencia, De Colo’nun 32 maçta forma giydiği ve ortalama 10.7 sayı ürettiği sezonda, Play-off ilk turunda Bilbao’ya elendi.
De Colo, Valencia’daki son sezonu olan 2011-2012’de Eurocup’ta final oynadı. Valencia, bu finalde Khimki engeline takılırken, De Colo Eurocup sezonunu 16 maçta 11.3 sayı, 3.7 asist, 2.0 ribaund ortalamalarıyla bitirdi. Fransız guard, İspanya’da Valencia formasıyla Play-off yarı finaline yükseldi ve bu turda Barcelona’ya 3-1 ile elendi. De Colo, İspanya Ligi’nde de 41 maçta 13.5 sayı ortalaması yakaladı.
2012 yazında San Antonio Spurs ile iki yıllık sözleşme imzalayan De Colo, NBA macerasına başlamış oldu. Bu iki sezonu San Antonio Spurs ve Gelişim Ligi ekiplerinden Austin Toros’ta geçiren De Colo, 2014 yılında sezonu Toronto Raptors takımında tamamladı.
İki yıllık kıta dışı macerasının ardından De Colo, Avrupa basketbolunun zirvesi olan EuroLeague’de kendisini zirveye taşıyacak imzayı attı ve Rusya ekibi CSKA Moskova’nın kadrosuna katıldı. 2014-2019 sezonları arasında CSKA Moskova’da aralıksız beş sezon forma giyen Nando De Colo, toplamda iki EuroLeague şampiyonluğu (2016, 2019), beş VTB Ligi şampiyonluğu (2015, 2016, 2017, 2018, 2019) elde etti. De Colo, bu süreçte 2015-2016 sezonu EuroLeague MVP’si, 2016 yılı Final Four MVP’si seçildi. Fransız yıldız, 2015-2016, 2016-2017 ve 2017-2018 sezonlarında EuroLeague En İyi Beşi’nde kendisine yer bulurken, 2014-2015 ve 2018-2019’da ise EuroLeague En İyi İkinci Beşi’nde yer aldı. De Colo, 2015-2016’da (maç başına 19.4 sayıyla) EuroLeague’in en prestijli ödüllerinden Alphonso Ford En Skorer Oyuncu ödülünün de sahibiydi. Fransız guard, 2016-2017 sezonunda ise %95.9 serbest atış ortalamasıyla EuroLeague’in bu alandaki en değerli ismiydi. De Colo, başarılarla dolu CSKA Moskova kariyerindeki beş sezonda şu EuroLeague istatistiklerine ulaştı:
2014-2015: 28 maç, 14.4 sayı (%50 iki sayı, %47.1 üç sayı, %92 serbest atış), 3.1 asist, 3.2 ribaund
2015-2016: 27 maç, 19.4 sayı (%55.6 iki sayı, %46 üç sayı, %90.8 serbest atış), 5.0 asist, 3.6 ribaund
2016-2017: 28 maç, 19.1 sayı (%55.4 iki sayı, %42.6 üç sayı, %95.9 serbest atış), 3.9 asist, 2.9 ribaund
2017-2018: 32 maç, 16.7 sayı (%56.9 iki sayı, %49.2 üç sayı, %95.0 serbest atış), 3.7 asist, 2.3 ribaund
2018-2019: 34 maç, 14.7 sayı (%55.2 iki sayı, %43.1 üç sayı, %94.6 serbest atış), 3.4 asist, 2.5 ribaund
Kulüp kariyerinin yanı sıra milli takım seviyesinde de birçok başarı elde eden Nando De Colo, 2009, 2011, 2013, 2015 ve 2017 Avrupa Şampiyonaları’nın yanı sıra, 2012 ve 2016 Olimpiyat Oyunları ve 2010 Dünya Şampiyonası’nda Fransa Milli Takımı forması giydi. De Colo, ülkesinin milli takımıyla 2013’te Avrupa şampiyonluğu yaşarken, 2011’de gümüş madalya, 2015’te ise bronz madalya kazandı.
Nando De Colo, EuroLeague’in son beş yılına damgasını vurmuş, Avrupa’nın en değerli kısa oyuncularından biri olarak kabul ediliyor. Şutör guard ve oyun kurucu pozisyonlarından görev yapabilen De Colo, özellikle yaratıcılığı ve kritik anlarda el yakan topları kullanabilme özelliğiyle tanınmasının yanı sıra; yüksek verimlilikle hücum eden komple bir skorer olarak biliniyor. Dış atışlarda oldukça yüksek bir yüzde yakalayabilen De Colo, aynı zamanda EuroLeague’de en çok faul alan ve faul çizgisinden de en yüksek yüzdeyle isabet bulabilen oyunculardan biri.

Ali Koç'tan flaş transfer hamlesi! Mesut Özil için görüşmeler başladı!

Şampiyonluk için güçlü bir kadro kurmak isteyen Fenerbahçe, Mesut Özil transferinde ısrarcı. Başkan Ali Koç'un bizzat ilgilendiği transferde sponsor arayışı sürüyor. Yıldız futbolcu ise gelmeye hazır...
enerbahçe Başkanı Ali Koç, kabus gibi geçen bir sezonun ardından Sarı-Lacivertli taraftarların gönlünü almayı çok istiyor. Başkan Koç’un en büyük hayali ise Mesut Özil transferi… Arsenal’in Türk yıldızı için sessiz ve derinden bir çalışma yürüten Fenerbahçe başkanı, yıldız futbolcudan “olur”u aldı. Ancak transferin önündeki en büyük engel Mesut’un haftalık 350 bin poundluk maaşı… İngiliz ekibinin maaş yükünden kurtulmak için kiralamaya sıcak baktığı Mesut için sponsor arayışı sürüyor.

HASTA FENERLİ

Koç'a yakın kaynaklar yüzyılın transferinde Mesut’un tutumunun kritik rol oynayacağı görüşünde… Hasta Fenerli olan 31 yaşındaki orta saha oyuncusunun F.Bahçe forması giymek istediği ve “kulübümle anlaşırsanız olur” dediği belirtildi. Transfer ihtimali yüzde 1 olan yıldız futbolcunun bugün yüzde 50’lere çıktığı, çok ciddi bir çalışma yürüten Koç’un tüm gücüyle bu transfere yoğunlaştığı aktarıldı. İngiliz basını ise “F.Bahçe Özil’i istiyor ama parası yok” şeklinde bir haber yaparak görüşmeleri doğruladı.

Eljif Elmas'ın hocası yol gösterdi: İtalya'ya git oğlum!

Makedonya Milli Takım Teknik Direktörü Angelovski, 12 yaşından bu yana hocalığını yaptığı Eljif Elmas’a yol gösterdi. Igor Angelovski, Fenerbahçe’den ayrılması halinde Eljif için İtalya’nın en iyi seçenek olacağını belirtip, “Onların sert oyunu ile başa çıkmakta hiç zorlanmaz” dedi.
Fenerbahçe'nin 19 yaşındaki Makedon yıldızı Eljif Elmas'ı almak için İtalya'nın Napoli takımı ısrarcı. Transfer döneminin en çok konuşulan ismini, 12 yaşından bu yana hocalığını yapan Makedonya A Milli Takım Teknik Direktörü Igor Angelovski'ye sorduk. Eljif'in aranan bir isim durumuna gelmesinin Makedonya futbolu adına gurur verici olduğunu belirten Angelovski, "Uzun süredir birlikte çalıştığımız bir yetenek olduğu için ileride çok daha iyi noktalara ulaşabileceğini söyleyebilirim. F.Bahçe'den ayrılacaksa İtalya'ya gitmesi onun uyum sürecini daha hızlı atlatmasını sağlayabilir. Eljif'in ofansif oyun modeline uygun ve onu bu rolde oynatacak bir takıma gitmesi performansını artıracaktır" dedi.

ORADA KENDİNİ İSPATLAMIŞ OYUNCULARIMIZ VAR

Eljif'in İtalyanların sert oyunu ile başa çıkmakta zorlanmayacağının altını çizen Angelovski, "Şu anda sistem takımlarında iş yapan bir oyuncu ve sert oyuna da adapte olacaktır. Sert rakiplere karşı Mili Takım maçlarımızda başarılı oynadı. Pandev ve geçtiğimiz yıl Palermo'yu üst sıralarda tutan Nestorovski ile Trajkovski'nın İtalya'da olmaları Eljif adına avantaj. Hepsi bizim gurur kaynağımız" şeklinde konuştu.
Canlı Maç İzle, Futbol Cafe TV, Bein Sport Şifresiz Maç İzle, Taraftarium24 İzle,

6 Temmuz 2019 Cumartesi Galatasaray Transfer Haberleri

Aboubakar transferinde bomba gelişme! Porto'dan teklife cevap...

Transferin en hareketli takımı olan Galatasaray'ın gündemindeki en önemli isimlerden biri de Beşiktaş'ın eski golcüsü Vincent Abobubakar'dı. Fransız basınından konuyla ilgili gündeme bomba gibi düşen bir haber geldi
Transferde imzaları arka arkaya attıran Galatasaray'n gündemindeki en önemli isimlerden biri de bir dönem Beşiktaş'ta da forma giyen Kamerunlu golcü Vincent Abobubakar'dı. Kostas Mitroglou ve Mbaye Diagne'nin takımda kalacaklarını açıklamalarına rağmen santrfor arayışlarını hız kesmeden sürdüren Sarı Kırmızılı yönetimin 27 yaşındaki forvet için girişimlerde bulunduğu iddia ediliyordu.
Özellikle teknik direktör Fatih Terim'in çok istediği belirtilen yıldız ismin transferiyle ilgili Fransız basınından gelen son haberse gündeme bomba gibi düştü. Yahoo Sports Fransa'dan Manu Lanjon'un kendisine ait Twitter hesabından paylaştığı habere göre Cim Bom, Abou için Porto'ya resmi teklifte bulunsa da istediği yanıtı alamadı Lonjon, Galatasaray'ın golcü futbolcu için kiralama teklifinde bulunduğunu ancak Porto kulübünün oyuncusunu ancak uygun bir bedel karşılığında satmayı düşündüğü için bu teklifi reddettiğini yazdı.
Sözleşmesi 2021 yazında sona erecek olan Kamerunlunun güncel piyasa değeri, geçtiğimiz sezon sakatlığı nedeniyle aylarca sahalardan uzak kaldığı için 15 milyon euro'ya kadar düşmüştü.

Mitroglou bunu da istedi! Flaş talep!

Olympiakos ile flört eden Kostas Mitroglou, yıllık maaşının yanında yan ödemeleri de yeni sözleşmesinde görmek istiyor. 50 bin euroluk uçak bileti ve kira yardımı alan Yunan futbolcu, galibiyet halinde 10 bin euro, kadroda bulunduğu maçlarda oynamasa bile 2 bin 500 euro tutarı da yeni takımıyla yapacağı sözleşme için talep etti. Galatasaray’ın gözden çıkardığı Kostas Mitroglou’nun sadece maaş pazarlığı yapmadığı, yan ödemeleri de yeni takımından talep ettiği ortaya çıktı.
Yunanistan ekibi Olympiakos ile flört eden Yunan forvet, geçen sezonun devre arasında Marsilya’dan Galatasaray’a gelmiş, yarım sezon için 1.5 milyon euro alırken, bu sezon da 2.6 milyon euro alacağı sözleşmesine yazılmıştı. Cim-Bom, bu sezon düşünmediği Mitroglou’na ücretinin yüzde 30’unu ödemeye bile hazır olduğu belirtildi. Ancak bu durum bile Kostas Mitroglou’nun gidişi için yeterli olmadı.

Yarım sezonda 2 gol

Mitroglou’nun, yapılan özel anlaşma gereği bu sene için taahhüt edilen 50 bin euroluk uçak bileti ve kira yardımını da talep ettiği ortaya çıktı. Ayrıca oynadığı maçlarda galibiyet halinde aldığı 10 bin euro ile kadroda bulunup oynamasa bile ödenen 2 bin 500 euroyu da yeni sözleşmesinde görmek istediği ortaya çıktı. Bu durum da Mitroglou’nun ayrılma ihtimalini daha da zorlaştırdı.
Kostas Mitroglou, sarı-kırmızılı formayla toplam 7 karşılaşmada görev yaptı. Yunan futbolcu, Akhisar karşısında bulduğu son dakika golüyle sarı-kırmızılıların geçen sezonki şampiyonluğunda önemli rol oynamıştı.
Ziraat Türkiye Kupası’nda da 2 maçta forma giyen Mitroglou, 9 dakika görev yaptığı Evkur Yeni Malatyaspor karşısında bir gol bulmuştu. Sarı-kırmızılı futbolcu, oynama hakkı bulunmadığı için UEFA Avrupa Ligi’nde Benfica karşısında şans bulamadı.

Mehmet Topal'dan özel maddeye veto geldi! Galatasaray ve Beşiktaş...

Fenerbahçe'den ayrılan Mehmet Topal, "Beşiktaş ya da Galatasaray'a gidemez" maddesini fesih sözleşmesine koydurtmadı.
Hak ettiği 3 milyon euronun üzerinde bir ücreti kulübe bırakarak gerekli fedakârlığı yaptığını savunan tecrübeli futbolcu başka bir özel madde daha istemedi. 33 yaşındaki oyuncunun ilk tercihinin İspanya olması nedeniyle yönetim bu konuda ısrarcı davranmadı.
Fenerbahçe’de yedi sezonluk Mehmet Topal dönemi kapanırken, görüşmelerde önemli bir detayı tecrübeli futbolcunun veto ettiği otaya çıktı. Tüm teknik adamlar futbolcuyu ilk 11’de oynatsa da tribünler Topal’ın takımı yavaşlattığını düşünüp hücumdaki etkisizliğinden yakınıyordu. Antalyaspor maçında ise son patlama yaşanmıştı.
Takım arkadaşının kötü şut sonrası tribünden tepki görmesine karşılık veren Topal’ın bu hareketi ayrılık ile sonuçlandı. Tribünlerden gelen protestonun ardından konuyu yönetime açan tecrübeli futbolcu iki taraf içinde ayrılığın daha iyi olacağını ifade etti. Sarı-lacivertli idareciler de milli futbolcunun bu önerisini kabul etti ve sözleşmesini karşılıklı olarak feshetti.
Bu görüşmelerin sonunda Topal’ın Türkiye’den gidebileceği takımlar ile ilgili bir maddenin fesih sözleşmesine konulması gündeme geldi. Fakat yönetimin bu talebi kabul görmedi. Henüz hiçbir takımla görüşmediğini belirten tecrübeli futbolcu bir yıllık kontratından hak ettiği 3 milyon euronun üzerindeki alacağını bırakarak gerekli fedakârlığı yaptığını iletti. Topal, “Beşiktaş ya da Galatasaray’a gidemez” maddesini ise koydurtmadı. 33 yaşındaki futbolcu ayrıca hedefinin ilk olarak yurtdışı olduğunu ifade edince yönetim bu konuda ısrarcı olmadı.

İlk tercih İspanya

Daha önce Valencia forması giyen futbolcunun tekrar İspanya’ya dönebileceği öğrenildi. Mehmet Topal’ın bazı takımlarla da temas halinde olduğu ifade edildi. Özellikle bonservisinin elinde olması ve maddi olarak fazla bir ücret istememesi transferi kolaylaştıran etkenler olarak dikkat çekti.
Mehmet Topal ayrılsa da yönetim, savunma önündeki boşluğu henüz dolduramadı. Jailson’un performansını yeterli bulmayan idareciler, Emre Belözoğlu’nun da tüm sezonu yaşı itibariyle çıkarmasının mümkün olmadığını düşünüyor. Bu nedenle Marsilya’dan Gustavo ve Benfica’dan Fejsa için çalışmalar sürüyor.

Stefano Okaka Galatasaray için kulübüne rest çekti!

Galatasaray yönetimi Stefano Okaka’nın transferinde son aşamaya geldi. Nijerya asıllı İtalyan golcü, bonservisini elinde tutan Watford’da “Pürüz çıkarmayın” dedi.
Vedat Muriç transferinde aradığını bulamayan Galatasaray’ın Stefano Okaka kararlılığı ise devam ediyor. Nijerya asıllı İtalyan futbolcu da özellikle Şampiyonlar Ligi faktörü sebebiyle sarı-kırmızılı formayı giymek için heyecan duyarken, kulübüne transfer görüşmelerinde pürüz çıkarmamasını rica etti. Geçen sezon Udinese’de kiralık olarak forma giyen 29 yaşındaki golcünün bonservisi İngiliz ekibi Watford’da bulunuyor. Watford kulübü, bonservis bedeli olarak ilk görüşmede 5 milyon avroda isterken sarı-kırmızılılar 3,5 milyon avrodan fazla veremeyeceğini bildirmişti. İngilizler kapıyı kapatmazken bonservis bedelinde indirime gidebileceklerini bildirdi.

"ONU UÇURURUM"

29 yaşındaki futbolcunun Galatasaray’a gelme isteği de transfer görüşmelerinde sarı-kırmızılılara avantaj sağladı. İngilizlerden olumlu haber bekleyen Galatasaray satış yaptığı anda Okaka’yı renklerine katacak. Özellikle İtalyan kondisyoner Alberto Bartali’nin önerisini de dikkate alan Fatih Terim, Okaka’nın faydalı olacağını söyledi. Kondisyoner Bartali de, Terim’e Okaka’nın performansını çok yüksek seviyeye taşıyabileceğinin sözünü verdi. Geçen sezon 6 gol kaydetse de özellikle son dönemdeki formuyla dikkat çeken İtalyan futbolcuyu Galatasaray’ın eski hocası Roberto Mancini de takıma istemişti.
Canlı Maç İzle, Futbol Cafe TV, Taraftarium24 İzle, Bein Sport Şifresiz Maç İzle
submitted by Haberfutbol24 to u/Haberfutbol24 [link] [comments]


2019.06.20 23:38 fragmanlife Yarali Kuslar Oyunculari Kadrosu ve Karakterleri (Tum Oyuncular)

Yarali Kuslar Oyunculari Kadrosu ve Karakterleri (Tum Oyuncular) Yapımcılığını Stellar Yapım’ın yönetmenliğini ise son olarak Bahtiyer Ölmez dizisinde de yönetmen olarak yer alan Cem Tabak’ın, senaryo danışmanlığını Mehmet Uyar’ın üstleneceği Yaralı Kuşlar dizisi Kanal D ekranlarında olacak.
Kanal D’nin günlük dizisi olacak Yaralı Kuşlar’ın kadın başrol oyuncusu Gizem Arıkan olurken erkek başrol oyuncusu ise Ali Yasin Özegemen olacak. Yapımcılığını Kanal 7’de izlenme rekorları kıran Elif dizisininden tanıdığımız İnci Gülen Oarr’ın üstleneceği Yaralı Kuşlar dizisi yurt dışı satışları beklenen ve Türkiye ile aynı anda bir kaç ülkede de yayına giren bir yapım olacak. Yaralı Kuşlar dizisinin çekimleri 15 şubat cuma günü başlamıştı.
Yaralı Kuşlar Dizisi Konusu? Yaralı Kuşlar dizisinde yıllar önce kaçırılarak bambaşka bir yaşama mecbur bırakılmış küçük Ömer ile ablası bildiği Meryem’le hayata tutunmaya çalışması Kanal D ekranlarında hafta içi her gün izleyicisi karşısında olacak. Meryem kardeşi gibi sevdiği Ömer’i de alarak babasının zulmünden kaçar ve İstanbul’a gelir. İstanbul’un eski mahallelerinden birinde zorlu bir hayata başlarlar; ancak babaları onları arar ve peşlerinden İstanbul’a gelerek onları bulur.
Yaralı Kuşlar Oyuncuları Gizem Arıkan (Meryem) Son olarak Organik Aşk filminde yer almıştır. Bekar olan güzel oyuncu Gizem Arıkan tiyatro sahnelerinde oyunculuk deneyimi kazanmıştır. Neslihan Uzer ve Yaprak Atış menajerliğin oyuncusudur. Gizem Arıkan çocuk tiyatrosu oyuncusudur ve 25 yaşındadır. Kitap okumayı gezmeyi ve çocuklar ile vakit geçirmeyi çok seviyor. Gizem Arıkan hiç yaşlanmayacak kadar hayat dolu ve eğlenceli bir insan.
Meryem annesi öldükten sonra üvey babasının istismarına maruz kalan güzeller güzeli bir kızdır. Hem çalışan hemde okumaya çalışan Meryem Ömer’in bakıma ihtiyacı olduğu için okulunu bırakır ve ne iş bulursa çalışır. Çok fazla parada gözü olmayan Meryem hapiste yeni çıkan babası Durmuş’un kardeşi Ömer’e yaptığı zulme dayanamaz ve evi terk ederek İstanbul’a kaçar. Meryem İstanbul’a gittiğinde daha önce sadece adını duyduğunu ama hiç geçmediği bir kapı açılacaktır. Meryem artık hem kardeşi hem de aşk için yanacaktır.
Emre Mete Sönmez (ÖmeEfe) Emre Mete Sönmez Yaralı Kuşlar dizisi ile oyunculuk deneyimi kazanacak yeni bir çocuk oyucudur. Emre Mete Sönmez İstanbul doğumludur.
Ömer çocukken kaçırılmış ve ailesinden ayrılmıştır. Ömer Meryem’in elinde yoklukta ve imkansızlıklarla büyümüştür. Durmuş hapisteyken Ömer ve Meryem çok mutludur; Durmuş hapisten çıkınca Ömer’in babası sandığı Durmuş en çok korktuğu insan olur. Ömer hastadır ve Meryem Ömer’in ilaç parasını bile bulamamaktadır. Bir gün durmuş Ömer’i zengin bir aileye satar ve Ömer’in yaşayabilmesi için Meryem bunu kabul eder Ömer ablası gibi sevdiği Meryem’i bırakmak istemez.
Ali Yasin Özegemen(Levent) Ali Yasin Özegemen Konyalı 28 yaşında ve 1989 doğumlu yakışıklı bir oyuncu ve mankendir. Aktör olan Ali Yasin Özegemen Big Brother Türkiye yarışmasına katılarak tanınmıştır. Aslen Selanik göçmenidir. Konya’da doğup büyümüştür. İstanbul’da yaşayan Ali Yasin Özegemen Konaklama İşletmeciliği ve Otelcilik mezunudur. Fiziğine aklına ve yakışıklılığına çok güvenmektedir. Ali Yasin Özegemen Yedikule Hayat Yokuşu dizisinde hayat verdiği Yiğit karakteri ile ilk oyunculuk deneyimini yaşamıştır. Daha sonra Doksanlar dizisi kadrosunda yer alma başarısı göstermiştir. İzmir Rönesans Ajansta model olarak çalışmıştır.
Levent babasından kalan şirketi başarı ile yükseltmiş zengin bir gençtir. Aynı gün çok sevdiği eşi Rana’nın ölüm oğlu Efe’nin ise kayıp olduğu haberini alır ve yıkılır. Levent oğlunu her yerde aratmış ama bulamamıştır. Herkes Efe’nin öldüğüne inansa da Levent hiç bir zaman onun öldüğüne inanmamıştır. Bu kadar acıya dayanamayan Levent toparlanamamış yaşadığı şehri bile değiştirmiştir acısından kurtulmak için. Bir iş için yeniden İstanbul’a gelen Levent sokakta gördüğü Meryem’e ilk görüşte aşık olur ve farkında olmasa da oğluna da kavuşur.
Özgür Özberk(Tekin) Özgür Özberk son olarak Erkenci Kuş dizisinde hayat verdiği Fabri karakteri ile çok sevilmişti. Özgür Özberk 1974 Şstanbul doğumludur ve şuanda 45 yaşındadır. Hem senarist hemde yönetmen olan Özgür Özberk aynı zamanda da başarılı bir oyuncudur.2015 yılında katıldığı Benzemez Kimse Sana yarışması ile tanınmıştır. N’apcaz şimdi filminin hem senaristi hemde yapımcısı hemde yönetmenidir. 2013 yılında Aşkın Bedeli isimli günlük dizi de yer almıştır.
Tekin çok düzgün giyinen ve küçük çocukları dilendirip hırsızlık yaptırarak para kazanan kötü kalpli bir adamdır. Meryem’i görür görmez ona saplantılı şekilde aşık olan Tekin Meryem’i elde edebilmek için elinden geleni yapar.
Elif Erol(Hülya) Elif Erol Ketenpere filiminde hayat verdiği İmge karakteri ile tanınmıştır. İzmir doğumlu güzel oyuncu Elif Erol aslen Yunanistanlıdır. Ege Üniversitesi Konservatuar ve Tiyatro bölümü mezunu olan güzel oyuncu İzmir Devlet Opera Balesinde de görev yapmış ve oyunculuk deneyimi kazanmıştır. Profesyonel anlamda Bale ve Modern Dans yapan Elif Erol son dönemde ise dublaj ve seslendir çalışmaları yürütmektedir.
Fakir bir aileden gelen Hülya gözü yükseklerde bir kızken Bahadır ile evlenerek zengin bir hayata kavuşmuştur. Bahadır ile evlendikten sonra paraya ve güce kavuşan Hülya aslında geçmişi kirli bir kadındır. Para hırsı için elini kirleten Hülya rahat hayata kavuşmuş ama geçmişin kirini temizleyememiştir.
Ayşen İnci(Ulviye) 1955 Ankara doğumlu olan Ayşen İnci 64 yaşındadır. Shirli Annem dizisi ile çok tanınan ve sevilen Ayşen İnci Ankara Devlet Konservatuvarı mezunlarındandır. Son dönemde uzun süre Stv’nin Nizama Adanmış Ruhlar dizisinde rol alan Ayşen İnci 2018 yapımı Vurgun ve Şahsiyet dizilerinde de rol almıştır.
Ulviye Levent’in annesidir ve oğlunun bu kötü zamanlarında hep yanında olmuştur. Görmüş geçirmiş bir kadın olan Ulviye hep kimsesiz çocuklara yardım eden bunu da gizleyen bir kadındır; çünkü torununu kaybetmiş; bununla birlikte oğlunu da kaybetmiştir. Çocuklarının iyiliği için her şeyi göze alan Ulviye Levent’i tekrar İstanbul’a bağlayacak bir şey aramaktadır.
Utku Çorbacı (Bahadır) Utku Çorbacı 1 Ağustos 1987 doğumludur ve 32 yaşının içindedir. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Oyunculuk Bölümü mezunu olan Utku Çorbacı Galip Derviş dizisinde hayat verdiği Metin karakteri ile tanınmıştır.
Bahadır karısı Hülya’ya aşık bir adamdır. Aşkın gözünü kör ettiği Bahadır Hülya’nın emrine girmiş bir asker gibidir. Hülya’nın kötü huylarını hiç göremeyen Bahadır Hülya’nın oyunlarına hep kanar ama zamanı gelecek ve Hülya’nın oyunları tek tek ortaya çıkacaktır. Peki Bahadır vereceği büyük sınavda karısını her şeye rağmen affedebilecek midir?
Cemre Melis Çınar (Melis) Cemre Melis Çınar 1991 Ankara doğumludur ve şuanda 28 yaşındadır. Marmara Üniversitesi Televizyon bölümü mezunudur. Kanal 7 ekranlarında yayınlanan Elif dizisinde Arzu karakterine hayat vermesi ile tanınmıştır. Son olarak Kaçak Gelinler dizisinde yer almıştır. 45 kilo vererek inanılmaz bir değişiklik yaşayan Cemre Melis Çınar iyi bir dansçıdır.
Melis Hülya’nın kız kardeşidir. Fakir bir babanın kızı olsa da ablası Hülya Bahadır ile evlenince zenginlik içinde büyümüştür. Bahadır’ın kardeşi Levent’e deliler gibi aşıktır.
Emre ÇALTILI (Cemil) Emre ÇALTILI 1988 Konya Akşehir doğumludur ve 31 yaşındadır. Türker İnanoğlu Eğitim Vakfı’nda oyunculuk eğitimi alan Emre Çaltılı Hatırla Sevgili dizisinde hayat verdiği Veli karakteri ile tanınmıştır. Yeditepe Üniversitesi oyunculuk mezunu olan Emre Çaltılı İstanbul Devlet Tiyatrosu oyuncusudur. Son olarak Aliya dizisinde yer almıştır.
Cemil Levent’in yakın arkadaşı dostudur. Çok zengin bir aileden gelmese de çok çalışmış iyi okullarda eğitim almış zengin bir iş adamı olmuştur. Levent’in gitmesi ile Cemil de boşluğa düşer ama Levent geri gelince onun için her şeyi yapacak ve onu mutlu etmeye çalışacaktır. Aşka inanmayan Cemil ile aşk büyük bir oyun oynayacaktır.
Hasan Balılıktaş (Durmuş) Hasan Ballıktaş Ankara Üniversitesi Tiyatro Bölümü mezunudur. profesyonel Türk Halk Müziği sanatçısı da olan Hasan Ballıktaş Sivas 1962 doğumludur. Son dönemde Elif dizisinde Veysel karakterine hayat vermesi ile tanınmıştır.
Hapisten yeni çıkan Durmuş kötü kalpli bir adamdır. Ömer’i çocukken kaçırmış ve eşine ve çocuklarına eziyet etmiştir. Durmuş yatarak para kazanmak için her şeyi yapar. Ömer’i şimdi de zengin bir aileye satmak ister.
Canan Karanlık (Neriman) Canan Karanlık Kadın dizisinde hayat verdiği Ümran karakteri ile tanınmıştır. Badem Şekeri 2 filminde de kadroda yer almıştır.
Neriman Durmuş’un kardeşi Tekin’in dilencilerinin de anasıdır; Çocukların yemeklerini hazırlar. Çocuklara para getirmedikleri zaman çok kötü davranır. Çocukları para olarak görür.
Sezgin Irmak (Doğan) Sezgin Irmak 4 Mayıs 1986 İstanbul doğumludur ve 33 yaşındadır. Son olarak Kafes isimli sinema filminde yer almıştır. Süleyman Demirel Üniversitesi mezunudur. Aynı zamanda gazetecilik yapmakta ve roman yazarı olarak da çalışmaktadır.
fragmantv seslisohbet fragmanlar seslichat
submitted by fragmanlife to u/fragmanlife [link] [comments]


Efe 'nin ilk Saç Kesimi  2 aylık ilk traş  Baby Haircut HANDE SORAL KİMDİR? \\ BİYOSLAYT Kaç Aylık Çocuklar 1. Sınıfa Başlayacak? KAÇ KERE REDDEDİLDİN, Kaç cm, Alfalaşmaya Kaç Yaşında Başladın?  Soru&Cevap #1 Sevgilisi olduğu için babası tarafından öldürülen Şeyma, ölmeden önce kaçmaya çalışmış Anında Görüntü Show 1. Bölüm Tek Parça - İLKER AKSUM & BİNNUR KAYA İlk kez sevgilisi olanlara tavsiye ver - Scorp Ergenlik Kaç Yaşında Ve Nasıl Başlar? İlk Cinsel Bilginizi Öğrendiğinizde..(Scorp) Final için Smse Çıkan İki İsim Belirlendi Yetenek Sizsiniz Türkiye (Yunus Karaca)

NikkieTutorials Kimdir? Boyu, Kilosu, Kaç yaşında ...

  1. Efe 'nin ilk Saç Kesimi 2 aylık ilk traş Baby Haircut
  2. HANDE SORAL KİMDİR? \\ BİYOSLAYT
  3. Kaç Aylık Çocuklar 1. Sınıfa Başlayacak?
  4. KAÇ KERE REDDEDİLDİN, Kaç cm, Alfalaşmaya Kaç Yaşında Başladın? Soru&Cevap #1
  5. Sevgilisi olduğu için babası tarafından öldürülen Şeyma, ölmeden önce kaçmaya çalışmış
  6. Anında Görüntü Show 1. Bölüm Tek Parça - İLKER AKSUM & BİNNUR KAYA
  7. İlk kez sevgilisi olanlara tavsiye ver - Scorp
  8. Ergenlik Kaç Yaşında Ve Nasıl Başlar?
  9. İlk Cinsel Bilginizi Öğrendiğinizde..(Scorp)
  10. Final için Smse Çıkan İki İsim Belirlendi Yetenek Sizsiniz Türkiye (Yunus Karaca)

╚ Güncel Paylaşım ve İletişim İçin Yunus karaca'nın Resmi Hesapları : ... yunus karaca nın arkadaşı görkem, ... yunus karaca nereli kaç yaşında, yunus karaca nerede oturuyor ... Erkek Kanal ı 367,704 views. 12:04 ... İLK CİNSEL DENEYİM İÇİN TAVSİYELER Rayka Kumru İle Sohbet - Duration: 14:35. Erkek Kanal ... Anında Görüntü Show'un konukları İlker Aksum ve Binnur Kaya tek parça izleyebilirsiniz. Seyirci ile sahne arasındaki sınırı kaldırıp atan, bol eğlenceli oyun... 'ÇÜNKÜ BİZ'im için; asıl önemli olan yapıcı, değerlere saygılı, din, dil, ırk ayrımı gözetmeden objektif ve yorumsuz haber vermektir. Yorumları uzmanlarından seyirciye ... Hande Soral Kaç Yaşında, Hande Soral'ın Burcu,Boyu,Kilosu, ... hande soral erkek arkadaşı, ... Evlilik İçin İlk Adımı Attı. Erkek arkadaşı olduğu için babası tarafından öldürülen lise öğrencisi Şeyma'nın, ölümünden önce kaçmaya çalıştığı ortaya çıktı. Şeyma, tartışma büyüyünce kor... Merhabalar ben İbrahim, insanların birbirini daha iyi anlaması, bir şeylerin farkına varması için, erkeklerin daha iyi ikili ilişkiler kurabilmesi için, onlara yardımcı olmak adına bu ... To be notified of new videos instantly; Subscribe! https://goo.gl/ko8TXT Yeni videolardan anında haberdar olmak için; Abone olun! https://goo.gl/ko8TXT İzle video. Kanalımızda, Efe'nin oyuncaklarla oynadığı ve sizler için oyuncakları incelediği eğlenceli çocuk videolarıyla birlikte benim de sizler için yaptığım slime nasıl yapılır ... Ergenlik Kaç Yaşında Ve Nasıl Başlar? Op.Dr Serkan YURTSEVER sizin için cevaplıyor. Bizi sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz. https://www.facebo...